KONKORDATO NEDİR ?

KONKORDATO

Ticari hayatın içerisinde olan gerçek ve tüzel kişiler, piyasa koşulları, artan döviz kurları, ekonomik krizler veya herhangi bir sebeple mali olarak borçlarını vadesinde ödeyemeyecek duruma gelebilirler. Bu durumda aslında borcunu ödemek isteyen ancak mali sebeplerle borçlarını ifa edemeyen borçlular için İcra İflas Kanunu’muz konkordato kurumu ile dürüst borçluları korumayı amaçlamıştır.

İcra İflas Kanunu’nun 178-179 c maddelerinde düzenlenmiş olan ve 2003 yılından beri uygulanmakta olan ‘’iflas erteleme’’ kurumu, ülkemizde ilan edilen 669 sayılı KHK’nın 4. maddesi ile engellenmiştir. Bu engellemeyle birlikte hukukumuzda çok fazla uygulama alanı bulamayan ancak 28.02.2018 tarih ve 7101 sayılı Kanun’la, 2004 sayılı İcra İflas Kanunumuzun konkordatoya ilişkin 285. vd. maddelerinde değişiklik yapılarak konkordato kurumu yeniden canlanmıştır.

Konkordatonun düzenlendiği İİK 285 vd. maddelerine göre konkordato; ödeme güçlüğü içerisinde olan borçlunun, alacaklılarının belli bir çoğunluğu ile yaptığı ve asliye ticaret mahkemesinin onayı ile hüküm ifade eden bir hukuki müessese olup, bununla alacaklılar, borçluya karşı alacaklarının bir kısmından feragat ederler ve/veya borçluya borcunu ödeme konusunda belli bir süre verirler, borçlunun bu süre içinde, borcunun kabul edilen kısmını ödemekle borçlarının tamamından kurtulmasını sağlayan bir kurumdur.

Konkordato başvurusunun yapılması ve sürecin takibi çok önemlidir, zira konkordato talebinin reddedilmesi borçlu açısından ciddi sorunlar doğuracaktır.

Konkordato talebinin kabul edilmesi için son değişikliklerle yeni esaslar getirilmiştir. Bu esaslara göre konkordato talebiyle mahkemeye başvuran borçlu;

  • bir ödeme planı hazırlayarak, borçlarını hangi oranda ve/veya hangi vadede ödeyeceğini, bu kapsamda alacaklıların alacaklarından hangi oranda vazgeçmiş olduklarını, ödemelerin hangi zamanda ve nasıl yapılacağını, ödeme için mal satılıp satılmayacağını, faaliyetine devam edebilmesi ve alacaklılara ödemelerini yapabilmesi için gerekli mali kaynağın sermaye artırımı veya kredi temini yoluyla yahut başka bir yöntem kullanılarak sağlanacağına ilişkin konkordato ön projesi hazırlayıp mahkemeye sunmak zorundadır.

Ayrıca borçlunun konkordato ön projesi dışında mal varlığı durumunu gösterir nitelikte belgeleri mahkemeye sunulmalıdır.

  • Borçlunun mal varlığını gösterir belgeler; son bilanço, gelir tablosu, nakit akım tablosu, ara bilanço, ticari defterlerin açılış ve kapanış tasdikleri ile elektronik ortamda oluşturulan defterlere ilişkin e-defter berat bilgileri, borçlunun mali durumunu açıklayan diğer bilgi ve belgeler, defter değerlerini içeren listeler, tüm alacak ve borçları vadeleri ile birlikte gösteren liste ve belgelerdir.

Konkordato talebinde bulunan borçlunun bu belgelerin dışında mahkemeye; alacaklılarını, alacak miktarlarını ve alacaklıların imtiyaz durumunu gösteren bir liste sunması gerekmektedir.

Konkordato başvurusunda bulunan borçlu konkordato talebinin kabul edilebilmesi için yukarıda belirtilenler dışında mahkemeye; konkordato ön projesinde yer alan teklife göre alacaklıların eline geçmesi öngörülen miktar ile borçlunun iflâsı hâlinde alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktarı karşılaştırmalı olarak gösteren tabloyu da sunmak zorundadır.

Konkordato talebinde bulunan kişi veya Şirket 3/6/2011 tarihli ve 635 sayılı Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 28 inci maddesi kapsamındaki küçük işletmelerden ise mahkemeye sunulacak evraklar bunlarla sınırlıdır.

Konkordato talebinde bulunan kişi veya şirket; net satış hâsılatları, malî bilanço tutarları ve çalışan sayıları dikkate alınarak 03.06.2011 tarihli ve 635 sayılı Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 28 inci maddesi kapsamındaki  “küçük ve orta büyüklükteki işletmeler kısaca “KOBİ” olarak adlandırılan işletmelerin dışında ise, bu takdirde yukarıda belirtilen evraklar dışında, ayrıca, Sermaye Piyasası Kurulu veya Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumunca yetkilendirilen bağımsız denetim kuruluşu tarafından hazırlanan ve konkordato ön projesinde yer alan teklifin gerçekleşmesinin kuvvetle muhtemel olduğunu gösteren finansal analiz raporları ile dayanaklarını da mahkemeye sunmak zorundadır.

İcra İflas Kanunu’nun 286. maddesi uyarınca konkordato talebi için mahkemeye sunulması istenen bu mali tablolar başvuru tarihinden en fazla kırk beş gün öncesine ait olabilir.

Bu belgelerin dışında, borçlu, konkordato sürecinde; mahkeme ve/veya konkordato komiseri tarafından istenebilecek diğer belge ve kayıtları da ibraz etmek zorundadır.

Eksik bilgi ve belgelerin tamamlanmaması halinde, Mahkeme; resen veya konkordato komiserinin görüşü doğrultusunda, konkordato istemini reddedebilir. Bu durumda, borçlunun iflasına karar verilmesi söz konusu olur.

Mahkeme yukarıda bahsettiğimiz belgelerin eksiksiz sunulduğunu tespit ettiğinde derhal geçici mühlet verecektir.  (Mahkemece verilecek geçici mühlet süresi üç ay olup talep halinde ve mahkemece uygun görülmesi halinde en fazla iki ay daha uzatılır.) Bu mühlet kararı ile borçlunun malvarlığını koruyacak gerekli tüm tedbirler mahkeme tarafından alınacaktır.

Mahkeme duruşmaya borçlunun alacaklılarını da davet eder mahkemece atanan konkordato komiseri mahkeme gününden önce hazırladığı ön raporu mahkemeye sunar. Mahkemenin gerekli görmesi halinde beyanı alınmak üzere atanan komiser mahkemede hazır bulunur. Alacaklılar konkordato talebine karşı beyanlarını ve itirazlarını mahkemeye sunarlar, mahkeme itiraz ve beyanları değerlendirir.

Mahkeme alacaklıların itiraz ve beyanı, komiserin raporu ve tüm belgeler doğrultusunda talep edilen konkordato kararının başarıya ulaşacağına kanaat getirir ise konkordato talep eden borçlu şirket için kesin mühlet kararı verir ve geçici komiser yada komiserleri kesin olarak görevlendirir ya da başkaca komiser görevlendirmesi yapar. Mahkemece yedi alacaklıyı geçememek kaydı ile alacaklılar kurulu oluşturabilir.

Konkordatonun borçlu kişi veya şirket bakımından sonuçlarına değinilecek olursa; borçlu şirket faaliyetlerini kural olarak komiser nezaretinde devam ettirebilir ancak mahkemece konkordatokesin mühleti için karar verdiğinde ya da daha sonra şirketin bazı faaliyetleri için komiserin izni dahilinde yapılmasına yahut faaliyetlerin komiser tarafından sürdürülmesine karar verebilir.

Konkordato sırasında borçlu şirket mahkeme izni olmadan kefil olamaz, rehin tesis edemez, karşılıksız kazandırmalarda bulunamaz, devir işlemi yapamaz. Bu işlemler izinsiz yapıldığı takdirde hüküm doğurmayacaktır. Mahkeme bu sayılan işlerle ilgili kararını atanan komiser ve alacaklılar kurulunun görüşünü almadan veremez.

Konkordatonun tasdiki için; alacaklılara teklif edilen borç tutarının, borçlunun iflası halinde alacaklıların eline geçecek miktardan daha fazla olduğunun anlaşılması, alacaklılara teklif edilen ödeme tutarıyla şirket kaynaklarının birbiriyle orantılı olması, borçlu tarafından sunulmuş olan ödemeye ilişkin projenin kanunda belirtilen çoğunlukla kabul edilmiş olması gerekmektedir. Bunların dışında mahkeme konkordato projesini yetersiz bulursa re’sen veya talep üzerine gerekli gördüğü düzeltmenin yapılmasını isteyebilecektir.

Konkordatonun tasdiki ile birlikte yetkili kişilerin imza yetkisi son bulur ve Ticaret Sicil Gazetesinde konkordato tasfiyesinde olduğu ilan olunur.

Bu sebeple olumsuz bir sürprizle karşılaşmamak adına konkordato başvurusunun yapılması ve sürecin takibinde için hem İcra ve İflas Hukuku, hem Ticaret Hukuku hem de KonkordatoHukuku konusunda uzman konkordato avukatı ile çalışmak kişi ve şirketlerin faydasına olacaktır.

Geyikli Aydın Avukatlık Bürosu

Bir cevap yazın