Kira Sözleşmesinin Hukuki Niteliği

Başkasına ait taşınır veya taşınmaz bir malın geçici bir süre için bir bedel karşılığında kullanılmasına ve yararlandırılması amacıyla kurulan sözleşmelere ‘’kira sözleşmesi’’ denir. Kira sözleşmelerinde taşınır veya taşınmaz malın sahibi/maliki ‘’kiraya veren’’, bedel karşılığında kullanan ‘’kiracı’’, taşınır veya taşınmaz mal ise ‘’kiralanan’’ denilmektedir.

Kira Sözleşmesinin Şekli

kira sözleşmesiKira sözleşmeleri için istisnalar dışında öngörülmüş bir şekil şartı yoktur. Kira sözleşmesi noterde düzenleme veya noterde onaylatma şeklinde olabileceği gibi, taraflar arasından adi yazılı veya sözlü olarak da düzenlenebilir. Çıkabilecek herhangi bir uyuşmazlıkta yazılı unsurlar büyük önem arzedeceğinden dolayı kira sözleşmelerinin sözlü yapılmaması tarafımızca tavsiye edilmektedir. Yine ispat yükünün doğabileceği uyuşmazlıklar da düşünülerek yazılı kira sözleşmesi de en az taraf sayısı kadar hazırlanmalıdır.
‘’Taraflar arasında yazılı kira sözleşmesi olmadığı ve davalının kira ilişkisini ve kira borcunu inkar ettiği durumlarda, davacı taraf kira ilişkisini ve buna bağlı olarak kira alacağını ispat etmesi gerekir.’’ (Yargıtay 3. HD., E. 2010/21190 K. 2011/1729 T. 14.02.2011)

Kira Sözleşmenin Süresi

Kira sözleşmesi için Türk Borçlar Kanununda doğrudan bir süre öngörülmemiştir, taraflar bu süreyi kendileri belirleyebilir. Sürenin belirli olduğu durumlarda süreli kira sözleşmesinden, sürenin belirsiz olduğu durumlarda süresiz kira sözleşmesinden bahsedilebilir. Ancak dikkate edilmesi gereken bir nokta da şudur ki; kira sözleşmesinde yıllık kira bedelinden bahsedilmişse kira sözleşmesinin yıllık olduğu kabul edilmektedir.

Kira Sözleşmesinin İmzalanması

İmza bir sözleşmenin kabul edildiği, edim ve karşı edim dediğimiz tarafların birbirlerine olan borçlarını sözleşmenin kurulması sırasında ikrar ettiği anlamını içeren bir semboldür. Taraflar isim, soyisim, TC kimlik numaralarını yazdıkları ve imzaladıkları anda sözleşmenin kabul edildiği anlamı ortaya çıkmaktadır. Dolayısıyla sıhhatli bir kira sözleşmesinin kurulması için kiraya veren, kiralayan ve varsa kefilin (adi – müteselsil olduğu da belirtilerek) sözleşmenin tüm sayfalarında imzalarının bulunması gerekmektedir.
‘’ Paylı mülkiyet esaslarına göre kayıtlı taşınmazlarda kira sözleşmesinin kabul edilebilmesi için pay ve paydaş çoğunluğunca kira sözleşmesinin gerçekleştirilmesi zorunluluğu bulunmaktadır.’’ (Yargıtay Kararı – 1. HD., E. 2010/4303 K. 2010/5516 T. 10.05.2010

Kira Sözleşmesinin ve Kira Bedelinin İspatlanması

Kira sözleşmesi yazılı olarak yapılmışsa ve tarafların uhdesinde bulunuyorsa kira sözleşmesi ve kira bedelinin ispat edilmesi konusunda herhangi bir sorun çıkmayacaktır. Ancak yazılı kira sözleşmesinin mevcut olmadığı durumlarda senetle ispat kuralına takılmadığı durumlarda tanık dinletilebilir. Bu delilden ispat sağlanamıyorsa yemi teklif edilebilir.

Kira Bedelinin Ödenmesi

Öncelikle şunu belirtmek gerekir ki kira borcunun ödenmesinde en sağlam yol sözleşmede belirtilen ve kiraya verene ait banka hesabına hangi ayın kirası olduğu da belirtilerek gönderilmesidir. Ancak elden yapılan ödemelerde mutlaka ama mutlaka makbuz alınmalıdır.
Yukarıda açıkladığımız üzere kira sözleşmelerinin yazılı olarak düzenlenmesi hem kiraya veren hem de kiralayan açısından önem arzetmektedir. Bu kapsamda hazırlanacak sözleşmenin kırtasiyeden alınan matbu bir sözleşme olması halinde taraflara ait özel durumlar yansıtılamayacağından ve bu yazımızda ele aldığımız hususlar dışında da dikkat edilmesi gereken noktalar olduğu için sözleşmenin hazırlanması konusunda bir kira avukatı veya kira hukuku avukatından hukuki destek alınması gerekmektedir.
Paylaşmış olduğumuz kira sözleşmesi matbu olup tarafımızca hazırlanmamıştır bu nedenle avukat kira sözleşmesi örneği veya kira sözleşmesi avukat için tarafımızla iletişime geçmeniz gerekmektedir.

Kira Sözleşmesi Örneği İçin Tıklayınız