Kasten Öldürmenin İhmali Davranışla İşlenmesi Suçu

Suçun Tanımı ve Unsurları

Kasten Öldürmenin İhmali Davranışla İşlenmesi Suçu Türk Ceza Kanunu’nun 83. maddesinde düzenlenmiş olup madde metni şu şekildedir;

Kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi

Madde 83- (1) Kişinin yükümlü olduğu belli bir icrai davranışı gerçekleştirmemesi dolayısıyla meydana gelen ölüm neticesinden sorumlu tutulabilmesi için, bu neticenin oluşumuna sebebiyet veren yükümlülük ihmalinin icrai davranışa eşdeğer olması gerekir.

(2) İhmali ve icrai davranışın eşdeğer kabul edilebilmesi için, kişinin;

  1. a) Belli bir icrai davranışta bulunmak hususunda kanuni düzenlemelerden veya sözleşmeden kaynaklanan bir yükümlülüğünün bulunması,
  2. b) Önceden gerçekleştirdiği davranışın başkalarının hayatı ile ilgili olarak tehlikeli bir durum oluşturması,

Gerekir.

(3) Belli bir yükümlülüğün ihmali ile ölüme neden olan kişi hakkında, temel ceza olarak, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine yirmi yıldan yirmibeş yıla kadar, müebbet hapis cezası yerine onbeş yıldan yirmi yıla kadar, diğer hallerde ise on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezasına hükmolunabileceği gibi, cezada indirim de yapılmayabilir.

Kasten Öldürmenin İhmali Davranışla İşlenmesi Suçu Belli bir icrai davranışta bulunmak hususunda kanuni düzenlemelerden veya sözleşmeden kaynaklanan bir yükümlülüğü bulunan veya önceden gerçekleştirdiği davranışın başkalarının hayatı ile ilgili olarak tehlikeli bir durum oluşturan kişiler, yükümlü olduğu belli bir icrai davranışı gerçekleştirmemesi dolayısıyla meydana gelen ölüm neticesi halinde gerçekleşmektedir.

Kasten Öldürmenin İhmali Davranışla İşlenmesi Suçu sınırlı bir şekilde belirlenen sorumluluk türlerinin yine sınırlı şekilde belirlenen kişiler tarafından hareketsiz kalınarak yerine getirilmemesi neticesinde sorumluluk alanı içine bulunan kişinin ölmesini cezalandırmaktadır.

Kasten Öldürmenin İhmali Davranışla İşlenmesi Suçunun işlendiği maddeye göre suçun oluşması için failin yükümlülüğünün kaynağı olarak 3farklı ihtimalden bahsedilmektedir;

  1. Kanuni Düzenlemelerden Kaynaklanması

Yükümlülüğün doğrudan yasal düzenlemelerden kaynaklandığı hallerdir. Bu noktada dikkat edilmesi gereken husus, bahsedilen yasal düzenlemenin yalnızca Türk Ceza Kanunu değil, bu türde bir yükümlülüğün düzenlendiği her türlü kanun olduğudur. Ebeveynlerin çocuk üzerindeki yükümlülüğü, polislerin görev nedeniyle yükümlülükleri, hekim sorumluluğu bu duruma örnek verilebilir.

  1. Sözleşmeden Kaynaklanması

Koruma ve gözetim yükümlülüğü bir sözleşme ilişkisinden de kaynaklanabilir. Bu ihtimalde yalnızca sözleşmenin yapılış olması yükümlülüğün doğuşu için yeterli olmayıp, yükümlünün fiilen de sözleşme konusu işe başlamış olması gerekmektedir. Cankurtaranlık sözleşmesi, hasta bakıcılığı sözleşmesi, çocuk bakıcılığı sözleşmesi ve dağcılık rehberliği sözleşmesi bu duruma örnek verilebilir.

  1. Önceki Tehlikeli Davranıştan Kaynaklanması

Davranışı ile zararın doğması tehlikesine neden olan kişinin, ortaya çıkan zararı önleme yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu yükümlülüğe, öngelen tehlikeli eylemden kaynaklanan garantörlük de denmektedir.Bir kimse başkaları açısından tehlikeli olabilecek bir davranışta bulunduktan sonra bu tehlikenin zarara dönüşmemesi için yapılması gereken davranışları yerine getirmek zorundadır. Bu türden bir davranış yükümlülüğünün doğması halinde yükümlülüğünü yerine getirmeyen kişi Kasten Öldürmenin İhmali Davranışla İşlenmesi Suçunu işlemiş sayılmaktadır.

Kasten Öldürmenin İhmali Davranışla İşlenmesi Suçuaslında kasten işlenebilen bir suçtur. Bu suç tipi açısından kast, yükümlülüğünü yerine getirmediğini bilme ve bu nedenle mağdurun öleceğini bilme ve isteme şeklinde oluşmaktadır. Buna karşılık garanti yükümlülüğü altında bulunan kişi, yükümlülüğünü bilinçli bir şekilde ihmal etmekle birlikte bunu, korumakla yükümlü olduğu hayatın sona ereceği bilinciyle kasten yapmamışsa ve bu yükümlülük ihlaline bağlı olarak yine de ölüm neticesi meydana gelmişse Türk Ceza Kanunu’nda ayrıca düzenlemesi yapılan taksirle ölüme sebebiyet verme suçu söz konusu olmaktadır.

Kasten Öldürmenin İhmali Davranışla İşlenmesi SuçuOlay tarihinde, kendisinin kullandığı araçla giderken çarptığı maktulü yolda sürükleyen sanık Yurt, öngelen tehlikeli davranışı nedeniyle yaraladığı maktule yardım etmek veya yardım edecek birilerini çağırmak, yani yaralananın ölmemesi için gerekli çabayı göstermek yükümlülüğü altındadır. Bu nedenle yükümlülüğü kasten yerine getirmeyip aracını durdurmayarak, çarparak yaraladığı maktulün ölmemesini sağlamak için icrai bir davranışta bulunmayan sanık, meydana gelen ölüm neticesinden ihmali davranışla ölüme neden olmak suçundan TCK.nun 83/2-b delaletiyle aynı Yasanın 83/3. maddesi gereğince sorumludur. Buna göre sanık hakkında 83/3. madde uyarınca makul bir temel ceza belirlenmek suretiyle hüküm kurulması gerektiği düşünülmeksizin, suç niteliğinin yanlış tayini ile TCK.nun 85/1, 22/3 ve 62/1. maddeleri gereğince hüküm kurulması,

Bozmayı gerektirmiş olup, sanık müdafii, Cumhuriyet Savcısı ve katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden, hükmün CMUK.nun 321. maddesi uyarınca farklı gerekçeyle tebliğnamedeki düşünce gibi (BOZULMASINA),(Yargıtay 1. CD E. 2012/5828 K. 2013/7092 27.11.2013)

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı bu suçun zarar göreni olduğu için, bu sıfatının gereği olarak kovuşturma evresinde sahip olduğu davaya katılma ve diğer haklarını kullanabilmesi için duruşmalardan haberdar edilir.

Kasten Öldürmenin İhmali Davranışla İşlenmesi Suçunun yargılaması Ceza Muhakemesi Kanunu gereği müdafi atanmadan yapılamaz.

Güvenlik Tedbirleri

Kasten Öldürmenin İhmali Davranışla İşlenmesi Suçu ile ilgili olarak dinleme, kayda alma, sinyal bilgilerinin değerlendirilmesi teknik araçlarla izleme, ses veya görüntü kaydı alabilme koruma tedbirlerine başvurulabilir.

Şikayet, Uzlaşma ve Zamanaşımı

Kasten Öldürmenin İhmali Davranışla İşlenmesi Suçu şikayete tabi bir suç değildir. Bu nedenle mağdurun veya suçtan zarar görenlerin herhangi bir şikayeti olmasa veya şikayetten vazgeçilmiş olsa dahi kamu davası devam edecektir.

Kasten Öldürmenin İhmali Davranışla İşlenmesi Suçu uzlaşmaya tabi bir suç değildir.

Kasten Öldürmenin İhmali Davranışla İşlenmesi Suçu için yapılacak yargılama zamanaşımına tabi olup dava zamanaşımı süresi ceza üst sınırı 25 yıl olan suçlar için 20 yıl, ceza üst sınırı 20 yıl olan suçlar için 15 yıl ve ceza üst sınırı 15 yıl olan suçlar için suçun işlendiği tarihten itibaren 15 yıldır.

Görevli Mahkeme

Kasten Öldürmenin İhmali Davranışla İşlenmesi Suçunun yargılaması ağır ceza mahkemelerinde yapılmaktadır.

Kasten Öldürmenin İhmali Davranışla İşlenmesi Suçuağırlığı itibari ile Ceza Muhakemesi Kanunu uyarınca avukat olmaksızın savunma yapılması mümkün olmayan bir suçtur. Kanunda dahi bu yönde bir düzenleme yapılmış olması da göz önünde bulundurulduğunda Kasten Öldürmenin İhmali Davranışla İşlenmesi Suçualanında uzman bir ceza avukatı ndan profesyonel destek alınmasını zorunlu kılar.Kasten Öldürmenin İhmali Davranışla İşlenmesi Suçu nedeniyle hukuki yardım almak için ceza hukuku alanında uzman ağır ceza avukatı mızdan randevu alarak ayrıntı bilgiye ulaşabilirsiniz.

Töre Saikiyle Kasten Öldürme Suçu

Suçun Tanımı ve Unsurları

Töre Saikiyle Kasten Öldürme Suçu Türk Ceza Kanunu’nda tanımı yapılmamış bir suçtur. Kasten öldürme suçunun nitelikli hali olan bu suç, Türk Ceza Kanunu’nun 82/1-k maddesinde düzenlenmiştir.

Yargıtay uygulamasına göre, Töre Saikiyle Kasten Öldürme Suçunun işlenmiş sayılabilmesi için;

  • Fail, mağdurun töreye aykırı davrandığı, namusunu lekelediği ve eksilttiği düşünce ve inancında olmalı,
  • Fail, töre saikiyle ve görev bilinciyle öldürme suçunu işlemeli,
  • Mağdurun eylemi, hukuka, geleneksel davranış kalıplarına uygun olmasa bile fail açısından herhangi bir haksız davranış teşkil etmemeli,
  • Mağdurun failin geniş ailesi, aşireti ya da mensubu olduğu grupla ilişkisinin bulunması gerekir.

Yargıtay’ın yerleşik içtihadına göre haksız tahrikin varlığı halinde saik suçundan hüküm kurulması mümkün değildir.Töre Saikiyle Kasten Öldürme Suçuiçin de Yargıtay’ın görüşü aynı yöndedir, haksız tahrikin varlığı durumunda Töre Saikiyle Kasten Öldürme Suçundan hareketle hüküm kurulamaz.

Suçun töre saikiyle işlendiğinin kabulü için sırf toplumda benimsenmiş olan genel bir davranış veya yaşam biçimine aykırı davranılmış olmasını cezalandırmayı görev addedip onun etkisiyle işlenmesi gerektiği, failin iradesi üzerindeki etkinin yaşadığı olaydan değil, yaşadığı toplum tarafından bu şekilde kabul edilmesi nedeniyle eylemin gerçekleşmesi durumundan öldürme olayının töre saikiyle işlenmesi gerektiğinin kabulü gerektiği, bu saikle hareket ettiğine ilişkin kanıtların neler olduğu gerekçeli kararda gösterilip tartışılmadan, denetime olanak sağlayacak şekilde gerekçeleri gösterilmeden TCK.nun 82/1-k ve 82/1-k, 35/2. maddeleriyle hüküm kurulması,(Yargıtay 1. CD E. 2017/1480 K. 2018/3345 10.07.2018)

namusları ile oynandığının belirtilmesi ve aynı zamanda tehdit edilmesinin verdiği hiddet ve şiddetli elemin etkisi altında tasarlayarak suçu işlediği kuşkusuz olup, dosya içeriğine göre eylemin ayrıca töre saikiyle gerçekleştirildiğine ilişkin her türlü kuşkudan uzak, kesin ve inandırıcı bir kanıt bulunmaması ve tahrik koşullarının bulunduğu olaylarda töre saikinden söz edilemeyeceği de gözetilerek eylemin töre saikiyle öldürme suçunu oluşturduğunun kabulü olanaklı değildir.

Bu itibarla, sanığın eylemini tasarlayarak tahrik altında kasten öldürme olarak kabul eden yerel mahkeme direnme hükmünün onanmasına karar verilmelidir. (Yargıtay CGK E. 2017/1480 K. 2018/3345 10.07.2018)

Güvenlik Tedbirleri

Töre Saikiyle Kasten Öldürme Suçuile ilgili olarak dinleme, kayda alma, sinyal bilgilerinin değerlendirilmesi teknik araçlarla izleme, ses veya görüntü kaydı alabilme koruma tedbirlerine başvurulabilir.

Şikayet, Uzlaşma ve Zamanaşımı

Töre Saikiyle Kasten Öldürme SuçuTöre Saikiyle Kasten Öldürme Suçuşikayete tabi bir suç değildir. Bu nedenle mağdurun veya suçtan zarar görenlerin herhangi bir şikayeti olmasa veya şikayetten vazgeçilmiş olsa dahi kamu davası devam edecektir.

Töre Saikiyle Kasten Öldürme Suçu uzlaşmaya tabi bir suç değildir.

Töre Saikiyle Kasten Öldürme Suçu için yapılacak yargılama zamanaşımına tabi olup dava zamanaşımı suçun işlendiği tarihten itibaren 30 yıldır.

Görevli Mahkeme

Töre Saikiyle Kasten Öldürme Suçunun yargılaması ağır ceza mahkemelerinde yapılmaktadır.

Töre Saikiyle Kasten Öldürme Suçuağırlığı itibari ile Ceza Muhakemesi Kanunu uyarınca avukat olmaksızın savunma yapılması mümkün olmayan bir suçtur. Kanunda dahi bu yönde bir düzenleme yapılmış olması da göz önünde bulundurulduğunda Töre Saikiyle Kasten Öldürme Suçualanında uzman bir ceza avukatı ndan profesyonel destek alınmasını zorunlu kılar. Töre Saikiyle Kasten Öldürme Suçunedeniyle hukuki yardım almak için ceza hukuku alanında uzman ağır ceza avukatı mızdan randevu alarak ayrıntı bilgiye ulaşabilirsiniz.

Kan Gütme Saikiyle Kasten Öldürme Suçu

Suçun Tanımı ve Unsurları

Kan Gütme Saikiyle Kasten Öldürme SuçuTürk Ceza Kanunu’nda tanımı yapılmamış bir suçtur. Kasten öldürme suçunun nitelikli hali olan bu suç, Türk Ceza Kanunu’nun 82/1-j maddesinde düzenlenmiştir.

Kan Gütme Saikiyle Kasten Öldürme Suçuilk öldürme üzerine gerçekleşen ikinci öldürmedir.

Kan Gütme Saikiyle Kasten Öldürme Suçunun kabulü açısından Yargıtay Ceza Genel Kurulu ile kasten öldürme suçlarının temyiz incelemesini yapan Yargıtay 1. Ceza Dairesi arasında görüş ayrılığı bulunmaktadır.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu Kan Gütme Saikiyle Kasten Öldürme Suçunun kabulü için;

  1. İlk öldürmenin gerçekleşmiş bir öldürme olması gerekmektedir. Yani öldürme amaçlı eylemin teşebbüs aşamasında kalmayıp sonucu bakımından gerçekleşmiş olması gerekmektedir.
  2. İlk öldürmenin, kasten, taksirle ya da kast-taksir kombinasyonu ile işlenmesi arasında Kan Gütme Saikiyle Kasten Öldürme Suçunun oluşumu açısından herhangi bir fark bulunmamaktadır.
  3. Fail, önceki suçun failini veya onun mensup olduğu grup ya da aileden birisini öç alma duygusuyla ve bir görev bilinci ile öldürmelidir.
  4. İlk öldürülen ile ikinci öldürülen arasında kan hısımlığı bulunması şart değildir. Suçun kan gütme saikiyle işlenmiş olması yeterlidir.
  5. İlk öldürme olayı ile ikinci olay arasında çok kısa olmayan bir süre geçmeli, bu süre içinde fail ilk öldürme olayından duyduğu her türlü acı, kızgınlık ve öfkeden arınarak geleneklerin etkisi ile ve münhasıran bir görevi yerine getirme amaç ve bilinciyle hareket etmelidir.

Yargıtay 1. Ceza Dairesi ise, Ceza Genel Kurulu’nun şartlarından 3 ve 5.’ye farklı bir yorum getirmektedir. Ceza Genel Kurulu, öldüreni öldürmeyi kan gütme olarak kabul etmekte, ancak iki öldürme arasında ilk öldürme olayından duyulan acı, kızgınlık ve öfkeden arınmayı gerektirecek kadar uzun bir süre geçmesi şartını aramaktadır. 1. Ceza Dairesi ise prensip olarak öldürenin öldürülmesini kan gütme saiki olarak değil, haksız tahrik altında öldürme olarak kabul etmekte, iki olay arasındaki sürenin de uzun olmasını gerekli görmemektedir. Daireye göre kan gütme saikiyle öldürme suçu, ilk öldürmeyi gerçekleştirene karşı değil, o kişinin yakınlarına karşı işlenebilir. Daireye göre saikle tahrik bir arada uygulanamaz. Tahrikin olduğu yerde artık saikten bahsedilemez. Bu nedenle ilk öldürme fiilinin failinin öldürülmesi, kan gütme değil haksız tahrikle öldürme olur.

Kan Gütme Saikiyle Kasten Öldürme Suçuna ilişkin Ceza Genel Kurulu bir kararında ilk öldürmeden 4 yıl 6 ay sonra gerçekleşen ikinci öldürmede bu süreyi suçun oluşumu için yeterli kabul etmezken 1. Ceza Dairesi, 1 günlük süreyi ya da 1 saatlik süreyi yeterli kabul etmiştir. Daha da ötesi, 1. Ceza Dairesi’nin ilk öldürmeden sonra belirli bir süre geçmesi şartını kabul etmediği kararları da mevcuttur.

Fail, münhasıran kan gütme saiki ile değil, başka sebepler nedeniyle suçu işlediğinde, bu nitelikli halin uygulanması mümkün değildir. Failin, eylemi gerçekleştirmesinin bir başka sebebe bağlanamadığı, münhasıran kan gütme saiki ve görev bilinci ile kasten öldürme suçunu işlediği hallerde, kan gütme saiki ile öldürme gündeme gelecektir.(Yargıtay CGK E. 2012/1564 K. 2013/281 04.06.2013)

1)Öldürenin öldürülmesi durumunda kan gütme saiki nedeninin uygulanamayacak olması dikkate alındığında, sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nun 81. maddesi uyarınca hüküm kurulması gerekirken, 5237 sayılı TCK’nun 82/1-j maddesi uyarınca hüküm kurulması suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayini,

2)Maktulün sanığın babasına yönelik öldürme eylemi nedeniyle sanığın cezasından haksız tahrik hükümleri uyarınca indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,(Yargıtay 1. CD E. 2016/5774 K. 2018/2198 09.05.2018)

Kan Gütme Saikiyle Kasten Öldürme SuçuSanığın savunmasından da anlaşıldığı üzere: maktül ve mağdurun amcası F.’in, abisi J.’ı taksirle öldürmüş olması üzerine öç almak amacıyla ve kangütme saikiyle maktulü öldürdüğü, mağduru da öldürmeye teşebbüs ettiği, kangütme saikiyle öldürme suçunun oluşması için önceki öldürme olayının kasten işlenmiş olmasının zorunlu olmadığı gözetilmeden, sanığın, ayrıca kangütme saikiyle kasten öldürme suçunu tanımlayan 82/1 maddenin (j) bendi gereğince de cezalandırılması gerekirken, “önceki öldürmenin kasıtla gerçekleşmemiş olması, ayrıca bir geleneği yerine getirmek amacıyla adam öldürme durumunun da söz konusu olmaması nedeniyle bu olayda kangütme saiki ile adam öldürme suçunun oluşmadığından” bahisle yazılı şekilde karar verilmesi, (Yargıtay 1. CD E. 2009/8559 K. 2010/649 08.02.2010)

Güvenlik Tedbirleri

Kan Gütme Saikiyle Kasten Öldürme Suçuile ilgili olarak dinleme, kayda alma, sinyal bilgilerinin değerlendirilmesi teknik araçlarla izleme, ses veya görüntü kaydı alabilme koruma tedbirlerine başvurulabilir.

Şikayet, Uzlaşma ve Zamanaşımı

Kan Gütme Saikiyle Kasten Öldürme Suçuşikayete tabi bir suç değildir. Bu nedenle mağdurun veya suçtan zarar görenlerin herhangi bir şikayeti olmasa veya şikayetten vazgeçilmiş olsa dahi kamu davası devam edecektir.

Kan Gütme Saikiyle Kasten Öldürme Suçuuzlaşmaya tabi bir suç değildir.

Kan Gütme Saikiyle Kasten Öldürme Suçuiçin yapılacak yargılama zamanaşımına tabi olup dava zamanaşımı suçun işlendiği tarihten itibaren 30 yıldır.

Görevli Mahkeme

Kan Gütme Saikiyle Kasten Öldürme Suçunun yargılaması ağır ceza mahkemelerinde yapılmaktadır.

Kan Gütme Saikiyle Kasten Öldürme Suçuağırlığı itibari ile Ceza Muhakemesi Kanunu uyarınca avukat olmaksızın savunma yapılması mümkün olmayan bir suçtur. Kanunda dahi bu yönde bir düzenleme yapılmış olması da göz önünde bulundurulduğunda Kan Gütme Saikiyle Kasten Öldürme Suçualanında uzman bir ceza avukatı ndan profesyonel destek alınmasını zorunlu kılar.Kan Gütme Saikiyle Kasten Öldürme Suçunedeniyle hukuki yardım almak için ceza hukuku alanında uzman ağır ceza avukatı mızdan randevu alarak ayrıntı bilgiye ulaşabilirsiniz.

Bir Suçu Gizlemek, Delillerini Ortadan Kaldırmak Veya İşlenmesini Kolaylaştırmak Ya Da Yakalanmamak Amacıyla Kasten Öldürme Suçu

Suçun Tanımı ve Unsuları

Bir Suçu Gizlemek, Delillerini Ortadan Kaldırmak Veya İşlenmesini Kolaylaştırmak Ya Da Yakalanmamak Amacıyla Kasten Öldürme Suçu Türk Ceza Kanunu’nda tanımı yapılmamış bir suçtur. Kasten öldürme suçunun nitelikli hali olan bu suç, Türk Ceza Kanunu’nun 82/1-h maddesinde düzenlenmiştir.

Bu nitelikli halin anlatıldığı bentte birden fazla durum nitelikli hal olarak kabul edilmiştir. Bir Suçu Gizlemek, Delillerini Ortadan Kaldırmak Veya İşlenmesini Kolaylaştırmak Ya Da Yakalanmamak Amacıyla Kasten Öldürme Suçunda öldürme fiilinden bağımsız olarak başka bir suçtan bahsedilmektedir. Fail bu suçu gizlemek, delillerini ortadan kaldırmak, işlenmesini kolaylaştırmak ya da yakalanmamak için öldürme suçunu işlemektedir.

Bir Suçu Gizlemek, Delillerini Ortadan Kaldırmak Veya İşlenmesini Kolaylaştırmak Ya Da Yakalanmamak Amacıyla Kasten Öldürme Suçunda bir diğer suçun varlığı gerektiği için, hukuki şartlarının oluşması halinde diğer suçtan da açılmış bir davanın olması gerekmektedir. Zira bu nitelikli halin varlığı diğer suça ilişkindir. Bir Suçu Gizlemek, Delillerini Ortadan Kaldırmak Veya İşlenmesini Kolaylaştırmak Ya Da Yakalanmamak Amacıyla Kasten Öldürme Suçuna neden olan suç için açılmış bir dava varsa da bu iki davanın birleştirilmesi gerekir.

Sanıklar …, … ve … eve çıkarak kapıyı çaldıkları, maktül … kapıyı açtığı, sanıkların silahlı olarak içeri girip maktülleri etkisiz hale getirdikten sonra sanık … öldürün bunları demesi üzerine sanıklar … ve … birden fazla ateş ederek maktülleri öldürdükleri olayda; sanıkların bir suçun delillerini gizlemek amacıyla bu eylemi işledikleri anlaşıldığından sanıklar hakkında 765 sayılı TCK’nun 450/9 maddesi ile 5237 sayılı TCK’nun 82/1-h maddesinin karşılaştırılıp lehe yasa değerlendirilmesi yapıldıktan sonra sanıkların hukuki durumlarının değerlenmesi gerekirken yazılı şekilde aynı kasıt altında birden fazla kişiyi öldürme suçundan 765 sayılı TCK’nun 450/5 maddesi gereğince sanıkların cezalandırılmalarına karar verilmesi,

Bozmayı gerektirmekle, sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden sanıkların ceza miktarı açısından kazanılmış hakları CMUK’nun 326/son gereğince saklı kalmak üzere hükümlerin tebliğnamedeki düşünceye uygun olarak (BOZULMASINA),(Yargıtay 1. CD E. 2014/3716 K. 2015/106 21.01.2015)

Güvenlik Tedbirleri

Bir Suçu Gizlemek, Delillerini Ortadan Kaldırmak Veya İşlenmesini Kolaylaştırmak Ya Da Yakalanmamak Amacıyla Kasten Öldürme SuçuBir Suçu Gizlemek, Delillerini Ortadan Kaldırmak Veya İşlenmesini Kolaylaştırmak Ya Da Yakalanmamak Amacıyla Kasten Öldürme Suçu ile ilgili olarak dinleme, kayda alma, sinyal bilgilerinin değerlendirilmesi teknik araçlarla izleme, ses veya görüntü kaydı alabilme koruma tedbirlerine başvurulabilir.

Şikayet, Uzlaşma ve Zamanaşımı

Bir Suçu Gizlemek, Delillerini Ortadan Kaldırmak Veya İşlenmesini Kolaylaştırmak Ya Da Yakalanmamak Amacıyla Kasten Öldürme Suçu şikayete tabi bir suç değildir. Bu nedenle mağdurun veya suçtan zarar görenlerin herhangi bir şikayeti olmasa veya şikayetten vazgeçilmiş olsa dahi kamu davası devam edecektir.

Bir Suçu Gizlemek, Delillerini Ortadan Kaldırmak Veya İşlenmesini Kolaylaştırmak Ya Da Yakalanmamak Amacıyla Kasten Öldürme Suçu uzlaşmaya tabi bir suç değildir.

Bir Suçu Gizlemek, Delillerini Ortadan Kaldırmak Veya İşlenmesini Kolaylaştırmak Ya Da Yakalanmamak Amacıyla Kasten Öldürme Suçu için yapılacak yargılama zamanaşımına tabi olup dava zamanaşımı suçun işlendiği tarihten itibaren 30 yıldır.

Görevli Mahkeme

Bir Suçu Gizlemek, Delillerini Ortadan Kaldırmak Veya İşlenmesini Kolaylaştırmak Ya Da Yakalanmamak Amacıyla Kasten Öldürme Suçu nun yargılaması ağır ceza mahkemelerinde yapılmaktadır.

Bir Suçu Gizlemek, Delillerini Ortadan Kaldırmak Veya İşlenmesini Kolaylaştırmak Ya Da Yakalanmamak Amacıyla Kasten Öldürme Suçu ağırlığı itibari ile Ceza Muhakemesi Kanunu uyarınca avukat olmaksızın savunma yapılması mümkün olmayan bir suçtur. Kanunda dahi bu yönde bir düzenleme yapılmış olması da göz önünde bulundurulduğunda Bir Suçu Gizlemek, Delillerini Ortadan Kaldırmak Veya İşlenmesini Kolaylaştırmak Ya Da Yakalanmamak Amacıyla Kasten Öldürme Suçu alanında uzman bir ceza avukatı ndan profesyonel destek alınmasını zorunlu kılar. Bir Suçu Gizlemek, Delillerini Ortadan Kaldırmak Veya İşlenmesini Kolaylaştırmak Ya Da Yakalanmamak Amacıyla Kasten Öldürme Suçu nedeniyle hukuki yardım almak için ceza hukuku alanında uzman ağır ceza avukatı mızdan randevu alarak ayrıntı bilgiye ulaşabilirsiniz.

 

 

Kişinin Yerine Getirdiği Kamu Görevi Nedeniyle Kasten Öldürme Suçu

Suçun Tanımı ve Unsuları

Kişinin Yerine Getirdiği Kamu Görevi Nedeniyle Kasten Öldürme Suçu Türk Ceza Kanunu’nda tanımı yapılmamış bir suçtur. Kasten öldürme suçunun nitelikli hali olan bu suç, Türk Ceza Kanunu’nun 82/1-g maddesinde düzenlenmiştir.

Kişinin Yerine Getirdiği Kamu Görevi Nedeniyle Kasten Öldürme SuçuKişinin Yerine Getirdiği Kamu Görevi Nedeniyle Kasten Öldürme Suçunun anlatıldığı bentte kamu görevlisinden değil bir kamu görevinden bahsedilmektedir.

Kamu görevlisi, kamusal faaliyetin yürütülmesine atama veya seçilme yoluyla ya da herhangi bir surette sürekli, süreli veya geçici olarak katılan kişidir.

Kamu görevi ise kişi kamu görevlisi olmasa bile yaptığı işin kamu adına yapılması, kamuya yararlı olmasıdır. Bu itibarla tanıklık veya bilirkişilik görevleri dahi kamu hizmeti kapsamında kabul edilmelidir.

Kişinin Yerine Getirdiği Kamu Görevi Nedeniyle Kasten Öldürme Suçu nda maktül, suç tarihinde kamu görevlisi olmasa bile yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle öldürme fiiline maruz kalmıştır. Bir başka ifade ile öldürme fiili ile maktulün katıldığı kamu görevi arasında bağlantı olması, fiilin de kamu görevi nedeniyle işlenmesi gerekmektedir.

Bu itibarla kamu görevlisi olan bir kimsenin, görevi ile ilgisi olmayan bir nedenle öldürülmesi halinde bu bendin uygulanması mümkün değildir. Öte yandan kamu görevlisi olmadığı halde bir yargılamada bilirkişi sıfatı ile bulunan kişinin bu görevi nedeniyle öldürülmesi durumunda Kişinin Yerine Getirdiği Kamu Görevi Nedeniyle Kasten Öldürme Suçu işlenmiş sayılmaktadır.

Öte yandan Kişinin Yerine Getirdiği Kamu Görevi Nedeniyle Kasten Öldürme Suçu nun işlenmiş sayılması zaman mefhumundan da bağımsızdır. Yani kamu görevinin ifası anında değil de sonrasında ve mesai saatleri dışında bir kimsenin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle öldürülmesi halinde de Kişinin Yerine Getirdiği Kamu Görevi Nedeniyle Kasten Öldürme Suçu işlenmiş olacaktır.

TCK.nun 82/1-g maddesinin uygulanabilmesinin önkoşulunun kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeni ile öldürülmesi olduğu, olayımızda ise Olympos Ören Yeri girişinden bilet almaksızın giren sanığın, arkasından gelen maktulü, yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle değil kendisine bilet almadan girmiş olmasından ötürü sinkaflı küfür ettiği için ve bu küfrün yarattığı haksız tahrikin etkisi ile öldürdüğü anlaşıldığından, sanığın kasten öldürme suçundan eylemine uyan 5237 sayılı TCK.nun 81,29 maddeleri uyarınca cezalandırılması yerine, suç niteliğinde yanılgıya düşülerek yazılı biçinde “kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeni ile öldürme” suçundan aynı Kanun’un 82/1-g ve 29 maddeleri gereğince cezalandırılması suretiyle fazla ceza tayini,

Bozmayı gerektirmiş olup, sanık müdafiinin sair temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, resen de temyize tabi olan hükmün tebliğnamedeki düşünce hilafına (BOZULMASINA), (Yargıtay 1. CD E. 2011/5829 K. 2012/3791 10.05.2012)

Güvenlik Tedbirleri

Kişinin Yerine Getirdiği Kamu Görevi Nedeniyle Kasten Öldürme Suçu ile ilgili olarak dinleme, kayda alma, sinyal bilgilerinin değerlendirilmesi teknik araçlarla izleme, ses veya görüntü kaydı alabilme koruma tedbirlerine başvurulabilir.

Şikayet, Uzlaşma ve Zamanaşımı

Kişinin Yerine Getirdiği Kamu Görevi Nedeniyle Kasten Öldürme Suçu şikayete tabi bir suç değildir. Bu nedenle mağdurun veya suçtan zarar görenlerin herhangi bir şikayeti olmasa veya şikayetten vazgeçilmiş olsa dahi kamu davası devam edecektir.

Kişinin Yerine Getirdiği Kamu Görevi Nedeniyle Kasten Öldürme Suçu uzlaşmaya tabi bir suç değildir.

Kişinin Yerine Getirdiği Kamu Görevi Nedeniyle Kasten Öldürme Suçu için yapılacak yargılama zamanaşımına tabi olup dava zamanaşımı suçun işlendiği tarihten itibaren 30 yıldır.

Görevli Mahkeme

Kişinin Yerine Getirdiği Kamu Görevi Nedeniyle Kasten Öldürme Suçu nun yargılaması ağır ceza mahkemelerinde yapılmaktadır.

Kişinin Yerine Getirdiği Kamu Görevi Nedeniyle Kasten Öldürme Suçu ağırlığı itibari ile Ceza Muhakemesi Kanunu uyarınca avukat olmaksızın savunma yapılması mümkün olmayan bir suçtur. Kanunda dahi bu yönde bir düzenleme yapılmış olması da göz önünde bulundurulduğunda Kişinin Yerine Getirdiği Kamu Görevi Nedeniyle Kasten Öldürme Suçu alanında uzman bir ceza avukatı ndan profesyonel destek alınmasını zorunlu kılar. Kişinin Yerine Getirdiği Kamu Görevi Nedeniyle Kasten Öldürme Suçu nedeniyle hukuki yardım almak için ceza hukuku alanında uzman ağır ceza avukatı mızdan randevu alarak ayrıntı bilgiye ulaşabilirsiniz.

Gebe Olduğu Bilinen Kadını Kasten Öldürme Suçu

Suçun Tanımı ve Unsuları

Gebe Olduğu Bilinen Kadını Kasten Öldürme Suçu Türk Ceza Kanunu’nda tanımı yapılmamış bir suçtur. Kasten öldürme suçunun nitelikli hali olan bu suç, Türk Ceza Kanunu’nun 82/1-f maddesinde düzenlenmiştir.

Gebe Olduğu Bilinen Kadını Kasten Öldürme Suçunda failin maktulü öldürdüğü sırada onun gebe olduğunu bilmesi gerekir. Eğer fail, maktulün gebe olduğunu bilmiyorsa maddenin bu bendi uygulanamaz. Yani bu suçun varlığı yalnızca doğrudan kast ile mümkün olacaktır.

Gebe Olduğu Bilinen Kadını Kasten Öldürme Suçuaçısından maktulün gebeliğinin hangi aşamada, kaçıncı haftada olduğunun bir önemi bulunmamaktadır. Gebelik, otopsi raporu ile, hastane kayıtları ve tanık beyanları ile ispatlanabilir. Gebe Olduğu Bilinen Kadını Kasten Öldürme Suçunun işlendiği yönünde bir iddia varsa Cumhuriyet Savcısının maktulün bedeni üzerinde yapacağı otopsi incelemesinde maktulün gebe olup olmadığını mutlaka araştırılmalıdır.

Gebe kadın, kimi durumda (özellikle gebeliğin ilerleyen aşamalarında) beden bakımından kendisini savunamayacak kişi de olabilir. Bu durumda iki kasten öldürmenin nitelikli hallerinden iki bent birlikte uygulanır.

Gebe Olduğu Bilinen Kadını Kasten Öldürme SuçuGebe Olduğu Bilinen Kadını Kasten Öldürme Suçunda gebe kadının ölmesi ile ceninin ölmesi de mümkündür. Bu durumda Türk Ceza Kanunu gereği kanunda ayrıca bir suç olarak alınan Çocuk Düşürtme suçu da işlenmiş sayılır ve içtima hükümleri uygulanır.

Sanığın eylemini gebe olduğunu bildiği ve suç tarihinde 18 yaşından küçük olan kış kardeşine karşı gerçekleştirdiği anlaşılmakla, sanık hakkında 5237 Sayılı TCK’nın 82. maddesinin 1. fıkrasının e ve f bentlerinin de uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi (Yargıtay 1. CD 6995/8817 29.11.2012)

Otopsi zaptı ve dava dosyasının Adli Tıp Kurumu’na gönderilerek, maktulenin fiziki durumu nazara alınarak 4,5 aylık hamileliğinin eşi tarafından anlaşılıp anlaşılamayacağı hususunda rapor alındıktan sonra sanığın hukuki durumunun tayini gerektiğinin düşünülmemesi (Yargıtay 1. CD 5602/6731 24.09.2008)

Güvenlik Tedbirleri

Gebe Olduğu Bilinen Kadını Kasten Öldürme Suçu ile ilgili olarak dinleme, kayda alma, sinyal bilgilerinin değerlendirilmesi teknik araçlarla izleme, ses veya görüntü kaydı alabilme koruma tedbirlerine başvurulabilir.

 Şikayet, Uzlaşma ve Zamanaşımı

Gebe Olduğu Bilinen Kadını Kasten Öldürme Suçu şikayete tabi bir suç değildir. Bu nedenle mağdurun veya suçtan zarar görenlerin herhangi bir şikayeti olmasa veya şikayetten vazgeçilmiş olsa dahi kamu davası devam edecektir.

Gebe Olduğu Bilinen Kadını Kasten Öldürme Suçu uzlaşmaya tabi bir suç değildir.

Gebe Olduğu Bilinen Kadını Kasten Öldürme Suçu için yapılacak yargılama zamanaşımına tabi olup dava zamanaşımı suçun işlendiği tarihten itibaren 30 yıldır.

Görevli Mahkeme

Gebe Olduğu Bilinen Kadını Kasten Öldürme Suçu nun yargılaması ağır ceza mahkemelerinde yapılmaktadır.

Gebe Olduğu Bilinen Kadını Kasten Öldürme Suçu ağırlığı itibari ile Ceza Muhakemesi Kanunu uyarınca avukat olmaksızın savunma yapılması mümkün olmayan bir suçtur. Kanunda dahi bu yönde bir düzenleme yapılmış olması da göz önünde bulundurulduğunda Gebe Olduğu Bilinen Kadını Kasten Öldürme Suçu alanında uzman bir ceza avukatı ndan profesyonel destek alınmasını zorunlu kılar.Gebe Olduğu Bilinen Kadını Kasten Öldürme Suçunedeniyle hukuki yardım almak için ceza hukuku alanında uzman ağır ceza avukatı mızdan randevu alarak ayrıntı bilgiye ulaşabilirsiniz.

Çocuğa Yada Beden veya Ruh Bakımından Kendisini Savunamayacak Durumda Bulunan Kişiye Karşı Kasten Öldürme Suçu

Suçun Tanımı ve Unsuları

Çocuğa Ya Da Beden Veya Ruh Bakımından Kendisini Savunamayacak Durumda Bulunan Kişiye Karşı Kasten Öldürme Suçu Türk Ceza Kanunu’nda tanımı yapılmamış bir suçtur. Kasten öldürme suçunun nitelikli hali olan bu suç, Türk Ceza Kanunu’nun 82/1-e maddesinde düzenlenmiştir.

Çocuğa Ya Da Beden Veya Ruh Bakımından Kendisini Savunamayacak Durumda Bulunan Kişiye Karşı Kasten Öldürme Suçunda kastedilen her ne kadar kanun metninde tanımlanmamışsa da kanunun gerekçesi, öğreti ve Yargıtay içtihatları bir arada değerlendirildiğinde;

  1. Çocuk: Henüz on sekiz yaşını doldurmamış kişidir. Cenin, henüz çocuk olmadığından cenin düşürme, Çocuğa Ya Da Beden Veya Ruh Bakımından Kendisini Savunamayacak Durumda Bulunan Kişiye Karşı Kasten Öldürme Suçuolarak değerlendirilmeyip Türk Ceza Kanunu’nda başka bir suç olarak düzenlenmiştir.

Çocuğa Ya Da Beden Veya Ruh Bakımından Kendisini Savunamayacak Durumda Bulunan Kişiye Karşı Kasten Öldürme Suçu nun çocuğa karşı işlenmesi halinde Yargıtay, öldürülenin çocuk olup olmadığı hususunun nüfus kaydına göre belirlenmesini istemekte ve maktulün 18 yaşından küçük olması halinde bendin uygulanması gerektiğini kabul etmektedir.

  1. Beden Bakımından Kendisini Savunamayacak Kişi: İleri derecede yaşlılık, malullük, uyku hali, felçli ya da yatalak olma gibi nedenlerle bir saldırı karşısında kendini savunma yeteneğinden yoksun kişiyi ifade etmektedir.

  1. Ruh Bakımından Kendini Savunamayacak Kişi: akıl hastalığı, akıl zayıflığı gibi nedenlerle maruz kaldığı saldırının içerdiği kötülüğü kavrayamayacak kişidir.

Çocuğa Yada Beden veya Ruh Bakımından Kendisini Savunamayacak Durumda Bulunan Kişiye Karşı Kasten Öldürme SuçuÇocuğa Ya Da Beden Veya Ruh Bakımından Kendisini Savunamayacak Durumda Bulunan Kişiye Karşı Kasten Öldürme Suçu ndaAile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı bu suçun zarar göreni olduğu için, bu sıfatının gereği olarak kovuşturma evresinde sahip olduğu davaya katılma ve diğer haklarını kullanabilmesi için duruşmalardan haberdar edilir.

Kendisini savunamayacak bir durumda olmasından dolayı uyuyan bir insanın öldürülmesinin, uyumayan bir insana göre daha kolay olması nedeniyle uyku halinin de beden veya ruh bakımından kendini savunamayacak durumda olma hali kapsamında kabul edilmesi kanun koyucunun amacına uygun olacaktır. (Yargıtay CGK 1-1285/3 15.01.2013)

Dosya içeriğine göre 77 yaşında olan, yalnız yaşayan ve günlük ihtiyaçlarını tek başına karşılayabilen maktulün, beden bakımından kendisini savunamayacak kişi durumunda olmadığı anlaşılmakla, sanığın kasten öldürme suçundan TCK’nın 81,62 ve 53 maddeleri uyarınca cezalandırılması gerektiği gözetilmeden suçun niteliğinde hataya düşülerek TCK 82/1-e maddesi uyarınca hüküm kurulması (Yargıtay 1. CD 301/1027 26.02.2015)

Güvenlik Tedbirleri

Çocuğa Ya Da Beden Veya Ruh Bakımından Kendisini Savunamayacak Durumda Bulunan Kişiye Karşı Kasten Öldürme Suçuile ilgili olarak dinleme, kayda alma, sinyal bilgilerinin değerlendirilmesi teknik araçlarla izleme, ses veya görüntü kaydı alabilme koruma tedbirlerine başvurulabilir.

Şikayet, Uzlaşma ve Zamanaşımı

Çocuğa Ya Da Beden Veya Ruh Bakımından Kendisini Savunamayacak Durumda Bulunan Kişiye Karşı Kasten Öldürme Suçuşikayete tabi bir suç değildir. Bu nedenle mağdurun veya suçtan zarar görenlerin herhangi bir şikayeti olmasa veya şikayetten vazgeçilmiş olsa dahi kamu davası devam edecektir.

Çocuğa Ya Da Beden Veya Ruh Bakımından Kendisini Savunamayacak Durumda Bulunan Kişiye Karşı Kasten Öldürme Suçuuzlaşmaya tabi bir suç değildir.

Çocuğa Ya Da Beden Veya Ruh Bakımından Kendisini Savunamayacak Durumda Bulunan Kişiye Karşı Kasten Öldürme Suçuiçin yapılacak yargılama zamanaşımına tabi olup dava zamanaşımı suçun işlendiği tarihten itibaren 30 yıldır.

Görevli Mahkeme

Çocuğa Ya Da Beden Veya Ruh Bakımından Kendisini Savunamayacak Durumda Bulunan Kişiye Karşı Kasten Öldürme Suçunun yargılaması ağır ceza mahkemelerinde yapılmaktadır.

Çocuğa Ya Da Beden Veya Ruh Bakımından Kendisini Savunamayacak Durumda Bulunan Kişiye Karşı Kasten Öldürme Suçuağırlığı itibari ile Ceza Muhakemesi Kanunu uyarınca avukat olmaksızın savunma yapılması mümkün olmayan bir suçtur. Kanunda dahi bu yönde bir düzenleme yapılmış olması da göz önünde bulundurulduğunda Çocuğa Ya Da Beden Veya Ruh Bakımından Kendisini Savunamayacak Durumda Bulunan Kişiye Karşı Kasten Öldürme Suçualanında uzman bir ceza avukatı ndan profesyonel destek alınmasını zorunlu kılar. Çocuğa Ya Da Beden Veya Ruh Bakımından Kendisini Savunamayacak Durumda Bulunan Kişiye Karşı Kasten Öldürme Suçu nedeniyle hukuki yardım almak için ceza hukuku alanında uzman ağır ceza avukatı mızdan randevu alarak ayrıntı bilgiye ulaşabilirsiniz.

Üstsoy veya Altsoydan Birini, Eşi veya Kardeşi Öldürme Suçu

Suçun Tanımı ve Unsuları

Üstsoy Veya Altsoydan Birini, Eşi Veya Kardeşi Öldürme Suçu Türk Ceza Kanunu’nda tanımı yapılmamış bir suçtur. Kasten öldürme suçunun nitelikli hali olan bu suç, Türk Ceza Kanunu’nun 82/1-d maddesinde düzenlenmiştir.

Maddenin bu bendinde kastedilen eş resmi nikahlı eştir. İmam nikahlı eşin kasten öldürülmesi Üstsoy Veya Altsoydan Birini, Eşi Veya Kardeşi Öldürme Suçu olarak değerlendirilmemektedir.

Üstsoy Veya Altsoydan Birini, Eşi Veya Kardeşi Öldürme Suçu nda kardeş kavramından kasıt ana baba bir kardeşler ile aynı anne veya babadan olan kardeşler anlaşılmaktadır.

Üstsoy Veya Altsoydan Birini, Eşi Veya Kardeşi Öldürme Suçu ndaüstsoydan kasıt; fail ile kan bağı bulunan ana, baba, dede, anneanne, babaanne, büyük baba ve büyük analardır. Alt soydan kasıt ise; fail ile kan bağı bulunan çocukları, torunları, onların çocukları ve torunlarıdır.

Üstsoy Veya Altsoydan Birini, Eşi Veya Kardeşi Öldürme Suçu nda akrabalığın ispatı kural olarak Türk Medeni Kanunu uyarınca kabul edilen ve resmi sicil kayıtlarında bulunması gerekmektedir.

Üstsoy Veya Altsoydan Birini, Eşi Veya Kardeşi Öldürme Suçu nun varlığından bahsedilebilmesi için bu akrabalık bağının fail tarafından biliniyor olmasının sabit olması gerekmektedir.

Analık, evlatlık, üvey ana, üvey baba, kayınbaba, kaynana, damat veya gelinin öldürülmesi Üstsoy Veya Altsoydan Birini, Eşi Veya Kardeşi Öldürme Suçu nun kapsamına girmemektedir.

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı bu suçun zarar göreni olduğu için, bu sıfatının gereği olarak kovuşturma evresinde sahip olduğu davaya katılma ve diğer haklarını kullanabilmesi için duruşmalardan haberdar edilir.

MaktülHurma’nın, sanık Yasin’in üvey annesi olması ve bu durumun 5237 Sayılı TCK’da öldürmenin nitelikli halleri arasında sayılmaması karşısında, sanığın 5237 Sayılı TCK’nın 81/1 maddesi yerine, üstsoyundan birisini öldürdüğünden bahisle aynı yasanın 82/1-d maddesi gereğince cezalandırılması suretiyle suç vasfının belirlenmesinde hataya düşülmesi, (Yargıtay 1. CD E. 3907/4761 13.06.2007)

Güvenlik Tedbirleri

Üstsoy veya Altsoydan Birini, Eşi veya Kardeşi Öldürme SuçuÜstsoy Veya Altsoydan Birini, Eşi Veya Kardeşi Öldürme Suçu ile ilgili olarak dinleme, kayda alma, sinyal bilgilerinin değerlendirilmesi teknik araçlarla izleme, ses veya görüntü kaydı alabilme koruma tedbirlerine başvurulabilir.

Şikayet, Uzlaşma ve Zamanaşımı

Üstsoy Veya Altsoydan Birini, Eşi Veya Kardeşi Öldürme Suçu şikayete tabi bir suç değildir. Bu nedenle mağdurun veya suçtan zarar görenlerin herhangi bir şikayeti olmasa veya şikayetten vazgeçilmiş olsa dahi kamu davası devam edecektir.

Üstsoy Veya Altsoydan Birini, Eşi Veya Kardeşi Öldürme Suçu uzlaşmaya tabi bir suç değildir.

Üstsoy Veya Altsoydan Birini, Eşi Veya Kardeşi Öldürme Suçu için yapılacak yargılama zamanaşımına tabi olup dava zamanaşımı suçun işlendiği tarihten itibaren 30 yıldır.

Görevli Mahkeme

Üstsoy Veya Altsoydan Birini, Eşi Veya Kardeşi Öldürme Suçu nun yargılaması ağır ceza mahkemelerinde yapılmaktadır.

Üstsoy Veya Altsoydan Birini, Eşi Veya Kardeşi Öldürme Suçu ağırlığı itibari ile Ceza Muhakemesi Kanunu uyarınca avukat olmaksızın savunma yapılması mümkün olmayan bir suçtur. Kanunda dahi bu yönde bir düzenleme yapılmış olması da göz önünde bulundurulduğunda Üstsoy Veya Altsoydan Birini, Eşi Veya Kardeşi Öldürme Suçu alanında uzman bir ceza avukatı ndan profesyonel destek alınmasını zorunlu kılar. Üstsoy Veya Altsoydan Birini, Eşi Veya Kardeşi Öldürme Suçu nedeniyle hukuki yardım almak için ceza hukuku alanında uzman ağır ceza avukatı mızdan randevu alarak ayrıntı bilgiye ulaşabilirsiniz.

Yangın, Su Baskını, Tahrip, Batırma veya Bombalama yada Nükleer Biyolojik veya Kimyasal Silah Kullanmak Suretiyle Adam Öldürme Suçu

Suçun Tanımı ve Unsuları

Yangın, Su Baskını, Tahrip, Batırma Veya Bombalama Ya Da Nükleer, Biyolojik Veya Kimyasal Silah Kullanmak Suretiyle Kasten Öldürme Suçu, Türk Ceza Kanunu’nda tanımı yapılmamış bir suçtur. Kasten öldürme suçunun nitelikli hali olan bu suç, Türk Ceza Kanunu’nun 82/1-c maddesinde düzenlenmiştir.

Yangın, Su Baskını, Tahrip, Batırma Veya Bombalama Ya Da Nükleer, Biyolojik Veya Kimyasal Silah Kullanmak Suretiyle Kasten Öldürme Suçunun anlatıldığı bentte öldürme, yine bentte sayılan yöntemleri kullanarak öldürmedir. Bir başka ifade ile kişinin yakılarak, suda boğularak öldürülmesi bu bentte yazılı suçu oluşturmaz. Bent, kişiyi öldürmek için içinde bulunduğu binayı, arabayı yakmak, sandalını batırmak ve sair yöntemler kullanılmış olmalıdır.

Kişinin evinin, arabasının bombalanması ya da bulunduğu yere bomba atarak öldürme, nükleer, biyolojik ya da kimyasal silah kullanmak suretiyle işlenmesi de aynı bentte kasten öldürme suçunun nitelikli hali olarak ele alınmıştır.

Yangın, Su Baskını, Tahrip, Batırma veya Bombalama yada Nükleer Biyolojik veya Kimyasal Silah Kullanmak Suretiyle Adam Öldürme SuçuYangın, Su Baskını, Tahrip, Batırma Veya Bombalama Ya Da Nükleer, Biyolojik Veya Kimyasal Silah Kullanmak Suretiyle Kasten Öldürme Suçunda failin gerçekleştirdiği ve zaten suç olan fiiller neticesinde kasten öldürme suçunun gerçekleşmiş olması gerekmektedir. Bir diğer deyişle failin gerçekleştirdiği eylemlerle ölüm neticesi arasında bir illiyet bağı, bir amaç-araç ilişkisi bulunmalıdır.

Sanığın maktule yumruk vurup bayılttıktan sonra arabanın bagajına koyup ardından arabaya benzin dökerek ateşe vermek suretiyle maktulü öldürme eyleminin TCK.nun 82/1-c maddesinde düzenlenen yangın çıkarmak suretiyle öldürme suçunu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde TCK.nun 82/a,b maddeleri uyarınca hüküm kurulması, (Yargıtay 1. CD E. 2011/2708 K. 2011/5764 05.10.2011)

Güvenlik Tedbirleri

Yangın, Su Baskını, Tahrip, Batırma Veya Bombalama Ya Da Nükleer, Biyolojik Veya Kimyasal Silah Kullanmak Suretiyle Kasten Öldürme Suçu ile ilgili olarak dinleme, kayda alma, sinyal bilgilerinin değerlendirilmesi teknik araçlarla izleme, ses veya görüntü kaydı alabilme koruma tedbirlerine başvurulabilir.

Şikayet, Uzlaşma ve Zamanaşımı

Yangın, Su Baskını, Tahrip, Batırma Veya Bombalama Ya Da Nükleer, Biyolojik Veya Kimyasal Silah Kullanmak Suretiyle Kasten Öldürme Suçu şikayete tabi bir suç değildir. Bu nedenle mağdurun veya suçtan zarar görenlerin herhangi bir şikayeti olmasa veya şikayetten vazgeçilmiş olsa dahi kamu davası devam edecektir.

Yangın, Su Baskını, Tahrip, Batırma Veya Bombalama Ya Da Nükleer, Biyolojik Veya Kimyasal Silah Kullanmak Suretiyle Kasten Öldürme Suçu uzlaşmaya tabi bir suç değildir.

Yangın, Su Baskını, Tahrip, Batırma Veya Bombalama Ya Da Nükleer, Biyolojik Veya Kimyasal Silah Kullanmak Suretiyle Kasten Öldürme Suçu için yapılacak yargılama zamanaşımına tabi olup dava zamanaşımı suçun işlendiği tarihten itibaren 30 yıldır.

Görevli Mahkeme

Yangın, Su Baskını, Tahrip, Batırma Veya Bombalama Ya Da Nükleer, Biyolojik Veya Kimyasal Silah Kullanmak Suretiyle Kasten Öldürme Suçu nun yargılaması ağır ceza mahkemelerinde yapılmaktadır.

Yangın, Su Baskını, Tahrip, Batırma Veya Bombalama Ya Da Nükleer, Biyolojik Veya Kimyasal Silah Kullanmak Suretiyle Kasten Öldürme Suçu ağırlığı itibari ile Ceza Muhakemesi Kanunu uyarınca avukat olmaksızın savunma yapılması mümkün olmayan bir suçtur. Kanunda dahi bu yönde bir düzenleme yapılmış olması da göz önünde bulundurulduğunda Yangın, Su Baskını, Tahrip, Batırma Veya Bombalama Ya Da Nükleer, Biyolojik Veya Kimyasal Silah Kullanmak Suretiyle Kasten Öldürme Suçu alanında uzman bir ceza avukatı ndan profesyonel destek alınmasını zorunlu kılar. Yangın, Su Baskını, Tahrip, Batırma Veya Bombalama Ya Da Nükleer, Biyolojik Veya Kimyasal Silah Kullanmak Suretiyle Kasten Öldürme Suçu nedeniyle hukuki yardım almak için ceza hukuku avukatı alanında uzman ağır ceza avukatı mızdan randevu alarak ayrıntı bilgiye ulaşabilirsiniz.

Canavarca Hisle Veya Eziyet Ederek Öldürme Suçu

CANAVARCA HİSLE VEYA EZİYET EDEREK ÖLDÜRME SUÇU

Suçun Tanımı ve Unsuları

Canavarca Hisle Veya Eziyet Ederek Öldürme Suçu, Türk Ceza Kanunu’nda tanımı yapılmamış bir suçtur. Kasten öldürme suçunun nitelikli hali olan bu suç, Türk Ceza Kanunu’nun 82/1-b maddesinde düzenlenmiştir.

Canavarca Hisle Veya Eziyet Ederek Öldürme Suçu nu oluşturan iki farklı şekil bulunmaktadır:

  1. Canavarca hisle öldürme: Öldürme fiilinin zevk almak, kendini tatmin etmek, sırf öldürmüş olmak için öldürmek, meşhur olmak gibi bir vahşi ve gayrı insani hislerle işlenesi canavarca hisle öldürmedir.

Suçu ağırlaştıran neden, failde bulunan canavarca histir.

Öldürmenin şeklinin vahşice olması (taşla ezme, çok sayıda bıçak darbesi, parçalama, parçalatma vs.) fiili canavarca hisle öldürme yapmaz. Suçun işlenme şekli, faildeki canavarca hissin varlığına karine olamaz.

Canavarca Hisle Veya Eziyet Ederek Öldürme SuçuCanavarca hisle öldürme, toplum bilinci ve ahlakının geniş tepkisini çeken, amacı itibarı ile tehlikeli ve vahşi kötülük eğilimini sergileyen psikolojik bir güdüyü ifade eden kavram olarak algılanmalıdır.

Maktul ile sanığın aileleri arasında önceye dayalı adliyeye intikal eden olaylar nedeniyle husumet bulunduğu, olay günü karşılaşan sanık ve maktulün tartışmaya başladıkları, tartışma sırasında sanığın bıçakla çoğunluğu yüz bölgesinde olmak üzere 21 adet kesici delici alet yarası oluşturacak şekilde maktulü yaralayıp öldürdüğü olayda; pek çok öldürücü nitelikte yara ika edilmesinin tek başına suçun canavarca hisle ya da eziyet çektirerek işlendiğini kabule yeterli bulunmadığı, canavarca hisle öldürme, sırf öldürmüş olmak için öldürme, ölenin acı çekmesinden zevk duymak için öldürme olup, eziyet çektirerek öldürme ise ölümü meydana getirme bakımından zorunlu olmayan ve ölüme takaddüm eder vahşice hareketler olup sanığın öldürme kastının yanında işkence ya da eziyet çektirme kastının da bulunması gerektiği, sırf ölüm neticesini almak için tehevvürle maktulün baş kısmına bıçakla çok sayıda darbenin yapıldığı, somut olayda ise sanığın canavarca hisle ya da eziyet çektirerek öldürme amacıyla hareket ettiğini, kabule yeterli her türlü kuşkudan uzak yeterli kesin kanıt bulunmadığı gözetilmeyerek 5237 sayılı TCK.nun 82/1-b maddesi ile uygulama yapılması, (Yargıtay 1. CD E. 2011/3139 K. 2011/8047 19.12.2011)

Canavarca Hisle Veya Eziyet Ederek Öldürme Suçu nun canavarca hisle öldürme şeklinde işlendiği durumlarda Yargıtay’ın yeni hükümlerine göre haksız tahrik hükümlerinin uygulanması mümkündür.

  1. Eziyet çektirerek öldürme: Eziyet, bu bentle bağlantılı olarak uzun süre devam eden, bedene yönelen, insana maddi acı ve ızdırap veren insanlık dışı muameledir. Bu suç tipinde fail, mağduru zamana yayılan, yoğun acı ve ızdırap veren fiillerle öldürmektedir.

Bununla birlikte fail ya da faillerin asıl amacı, hasmını öldürmektir. Ancak öldürürken aynı zamanda ona eziyet çektirme veya işkence etme amacıyla da hareket etmiş olmaları gerekir.

Fail, maktul hemen öldürmemekte, ölüm sonucunu gerçekleştirmek bakımından zorunlu olmayan ve sırf mağdura acı ve ıstırap veren davranışlarda bulunmamaktadır. Burada fail, maktulün acı çekmesinden zevk almak için değil, ölene ızdırap vermek için eziyete başvurmaktadır.

Konuya ilişkin Yargıtay kararları incelemesinde “el ve ayaklarını bağladığı maktulü boğarak öldürmesi dışında, kaynar zeytinyağını başından aşağı dökmesi, sanığın maktulü yakarak öldürmesi, öldürme fiilinden önce maktulün cinsel organının kesilmesi ya da parçalanması, cinsel organlara veya makata yaralayıcı ve bereleyici cisim sokulması, el ayak ve kulakların kesilmesi, gözün çıkarılması, sigara ve yanıcı maddelerle vücuda eza ve cefa verilmesi” gibi öldürme saiki için zorunlu olmayıp sırf maktule eziyet etmek ve acısını arttırmak maksatlı eylemlerin tamamını eziyet çektirerek adam öldürme kapsamında kabul edildiği görülmektedir.

Sanığın önceden tanımadığı ve yolda yürürken gördüğü maktülü aralarında her hangi bir tartışma geçmeksizin elinden bastonu alarak kafasına vurarak öldürdüğü olayda; maktulü sırf öldürmüş olmak için öldüren sanığın eyleminin TCK’nin 82/1-b maddesinde düzenlenen “canavarca hisle öldürme” suçunu oluşturduğu gözetilmeksizin yazılı şekilde 81. madde uyarınca kasten öldürme suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün bozulması yerine istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş olması yasaya aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, hükmün tebliğnamedeki düşünceye uygun olarak BOZULMASINA (Yargıtay 1. CD E. 2018/3880 K. 2018/5267 11.12.2018)

Güvenlik Tedbirleri

Canavarca Hisle Veya Eziyet Ederek Öldürme Suçu ile ilgili olarak dinleme, kayda alma, sinyal bilgilerinin değerlendirilmesi teknik araçlarla izleme, ses veya görüntü kaydı alabilme koruma tedbirlerine başvurulabilir.

Şikayet, Uzlaşma ve Zamanaşımı

Canavarca Hisle Veya Eziyet Ederek Öldürme Suçu şikayete tabi bir suç değildir. Bu nedenle mağdurların herhangi bir şikayeti olmasa veya şikayetten vazgeçilmiş olsa dahi kamu davası devam edecektir.

Canavarca Hisle Veya Eziyet Ederek Öldürme Suçu uzlaşmaya tabi bir suç değildir.

Canavarca Hisle Veya Eziyet Ederek Öldürme Suçu için yapılacak yargılama zamanaşımına tabi olup dava zamanaşımı suçun işlendiği tarihten itibaren 30 yıldır.

Canavarca Hisle Veya Eziyet Ederek Öldürme Suçu

Görevli Mahkeme

Canavarca Hisle Veya Eziyet Ederek Öldürme Suçu nun yargılaması ağır ceza mahkemelerinde yapılmaktadır.

Canavarca Hisle Veya Eziyet Ederek Öldürme Suçu ağırlığı itibari ile Ceza Muhakemesi Kanunu uyarınca avukat olmaksızın savunma yapılması mümkün olmayan bir suçtur. Kanunda dahi bu yönde bir düzenleme yapılmış olması da göz önünde bulundurulduğunda Canavarca Hisle Veya Eziyet Ederek Öldürme Suçu alanında uzman bir ceza avukatı ndan profesyonel destek alınmasını zorunlu kılar. Canavarca Hisle Veya Eziyet Ederek Öldürme Suçu nedeniyle hukuki yardım almak için ceza hukuku alanında uzman ağır ceza avukatı mızdan randevu alarak ayrıntı bilgiye ulaşabilirsiniz.