Onur Kırıcı Davranış Sebebiyle Boşanma Davası

Hukuki Değerlendirme

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu uyarınca eşlerden birinin diğer eşe karşı onurunu kıracak fiil ve davranışlarda bulunması hem özel hem de mutlak bir boşanma nedenidir.

Nitekim Türk Medeni Kanunu 162. Maddesindeki düzenleme şu şekildedir:

‘’Eşlerden her biri diğeri tarafından hayatına kastedilmesi veya kendisine pek kötü davranılması ya da ağır derecede Onur Kırıcı Davranış Sebebiyle Boşanma Davası açabilir.

Davaya hakkı olan eşin boşanma sebebini öğrenmesinden başlayarak altı ay ve her hâlde bu sebebin doğumunun üzerinden beş yıl geçmekle dava hakkı düşer. Affeden tarafın dava hakkı yoktur.’’

Onur Kırıcı Davranış Sebebiyle Boşanma DavasıYasa koyucunun düzenlemesinden de anlaşılacağı üzere herhangi bir şekilde gerçekleşen ağır derecede onur kırıcı davranış boşanma için gerekli ve yeterli bir sebeptir evlilik birliğinin çekilmez hale gelip gelmediği değerlendirilme konusu yapılmayacağı gibi kusur değerlendirmesine de tabi tutulmaz. Dava açan eşin evlilikteki kusurları bu davada dikkate alınmaz. Davacı eş isterse daha fazla kusurlu olsun, hayatına kasteden eşiyle yaşaması gibi bir durum düşünülemez. Bu nedenle bir defaya mahsus olan ağır derecede onur kırıcı fiil ve davranışlar da boşanma sebebi sayılır.

Onur Kırıcı Davranış Sebebiyle Boşanma Davasının Şartları

Yazılı veya sözlü olarak herhangi bir şekilde gerçekleştirilebilen ağır derecede onur kırıcı davranış boşanma nedeni sayılabilecektir. Burada dikkat edilmesi gereken husus hareketlerin eşin kişiliğine yönelik kasten yapılmasıdır. İspat edilebilen SMS, mektup, duvar yazısı, sosyal medya paylaşımı, sadakat yükümlülüğünün ihlali, eşin namus ve şerefinin ihlaline neden olabilecek ağır hakaretlerde bulunmak, aleni biçimde hakaret etmek, eşin cinsel durumu hakkında konuşmak boşanma sebebi olarak kabul edilebilir.

‘’davalı erkeğin eşine sürekli fiziksel şiddet uyguladığı anlaşılmaktadır. Davalının eşine yönelik bu eylemleri pek kötü muamele ve onur kırıcı davranış oluşturur. Bu bakımdan, mahkemenin ret gerekçesi yasal değildir. Yasanın 162. maddesinde yer alan boşanma sebebinin oluştuğu dikkate alınarak davacı kadının davasının kabulü gerekirken, reddi doğru bulunmamıştır.’’ (Yargıtay 2. HD., E. 2016/21125 K. 2017/7988 T. 22.6.2017)

‘’Davalının zaman zaman eşine ve çocuklarına fiziki şiddet uyguladığı, eşine “mayası bozuk, sütü bozuk, şeytan tabiatlı ” şeklinde sözler sarfettiği, yapılan soruşturma ve toplanan delillerden anlaşılmaktadır. Davalının gerçekleşen bu davranışlarının, davacının vücut bütünlüğünü ve onurunu ağır biçimde zedelediği, sağlını ve ruhsal bütünlüğünü bozduğu tartışmasızdır. Bu bakımdan açıklanan davranışlar pek kötü ve onur kırıcı davranış niteliğinde olup, Türk Medeni Kanununun 162. maddesindeki boşanma sebebini oluşturur.’’ (Yargıtay Kararı – 2. HD., E. 2012/4316 K. 2012/22373 T. 24.9.2012)

Ayrıca akıl hastası veya ayırt etme gücünü yitirmiş eş hakkında onur kırıcı davranış nedeniyle boşanma davası açılamaz. Bu durumda akıl hastalığı nedeniyle boşanma davası açılması gündeme gelebilir.

Onur kırıcı davranış sebebiyle boşanma davalarında önemli olan husus şudur ki ; eşin onur kırıcı davranış içeren eyleminin üzerinde altı ay veya herhalde beş yıl geçmemiş olması (bu süre hak düşürücü süredir ve devam eden bir eylem söz konusu olursa son eylem tarihi dikkate alınacaktır.) ve eylemin affedilmemiş olması gerekmektedir. Bu sürenin geçirilmiş olması halinde hayata kast sebebiyle boşanma davası açma hakkı ortadan kalkacaktır. Davacı eş diğer boşanma sebeplerine veya evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebine dayanmak zorundadır.

Türk Medeni Kanun’da boşanmanın genel sebebi olarak düzenlenmiş olan evlilik birliğinin temelinden sarsılması ile özel bir sebep olan onur kırıcı davranış sebebiyle boşanma davası birlikte açılabilmektedir. Zira onur kırıcı davranış yüzünden sarsılan evlilik birliği devam ettirilmek istenemez. Dolayısıyla onur kırıcı davranış ve evlilik birliğinin temelinden sarsılmış olması (anlaşamama, ilgisizlik, sürekli tartışma) sebepleri birlikte boşanma davasının konusunu oluşturabilir. Bu davalarda ıslah mümkündür. Boşanma sebebi değiştirilebileceği gibi açılmış dava uygun bir ıslah ile anlaşmalı boşanma davasına da çevirilebilecektir.

Özel bir boşanma türü olan onur kırıcı davranış sebebiyle boşanma davası, hukuki ve teknik altyapı gerektiren kendine ait özellikleri bir dava türüdür. İnternet ortamında sunulmuş boşanma davası dilekçesi, onur kırıcı davranış nedeniyle boşanma davası dilekçesi veya boşanma davası nasıl açılır avukatsız veya arzuhalcilere boşanma dilekçesi yazdırılması durumunda, geri dönüşü olmayan telafisi güç zararlar ortaya çıkmaktadır.

Avukatlık büromuz bünyesinde çalışan en iyi aile hukuku avukatları ile boşanma avukatı konusunda sıkıntı çekmeden boşanma davası ve boşanma süreci sorunsuz şekilde yürütülebilir. Bunun için dava açılmadan önce aile avukatı danışma ücretini ödeyerek uzman boşanma avukatı ile görüşmek için randevu almanız gerekmektedir.

Haysiyetsiz Hayat Sürme Nedeniyle Boşanma Davası

Hukuki Değerlendirme

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu 163. maddesinde düzenlenen boşanma sebeplerinden biri olan haysiyetsiz hayat sürme özel ve nispi bir boşanma nedenidir.

Nitekim Türk Medeni Kanunu 163. Maddesi’nde ilgili düzenleme şu şekildedir:

‘’Eşlerden biri küçük düşürücü bir suç işler veya haysiyetsiz bir hayat sürer ve bu sebeplerden ötürü onunla birlikte yaşaması diğer eşten beklenemezse, bu eş her zaman boşanma davası açabilir.’’

Kanun düzenlemesinden de anlaşılacağı üzere eşlerden birinin haysiyetsiz hayat sürmesi diğer eş için birlikte yaşama olgusu beklenemezse bu durum boşanma sebebi sayılacaktır.

Haysiyetsiz hayat sürme evlenme öncesinde var olan bir durum ve diğer eşin de bu durumdan haberdar olması durumunda bu sebebe dayanarak boşanma davası açılamaz ancak evlilik öncesine ilişkin olarak eğer ki davacı eşten gizlenmişse veya davacı eşin bundan evlilik sonrasında haberi olmuşsa bu durumda TMK 150. Maddesi uyarınca evlenmenin iptali gündeme gelecektir.

Haysiyetsiz Hayat Sürme Sebebiyle Boşanma Davasının Şartları

Haysiyetsiz Hayat Sürme Nedeniyle Boşanma DavasıHaysiyetsiz hayat sürme sebebiyle boşanma davası açılabilmesi için belli koşulların gerçekleşmesi gerekmektedir. Bu kapsamda haysiyetsiz hayat sürme evlendikten sonra gerçekleşmeli, yaşam biçimi olarak devam etmeli ve SÜREKLİLİK arzetmelidir. Haysiyetsiz hayat sürme yaşanılan toplumda hoş karşılanmayan, toplumda kabul edilmiş değer yargılarıyla ters düşen yaşama biçimi olarak kabul edilebilir.

Yargıtay’ın bu hususta dikkate aldığı kriterler; haysiyetsiz hayat sürmenin onur kırıcı, olumsuz etki bırakacak, toplum genelinde olumsuz karşılanmasıdır. Haysiyetsiz hayat sürmeye örnek verecek olursak: ayyaşlık derecesinde alkol kullanımı, kumarbazlık, eşcinsellik, uyuşturucu bağımlısı olmak verilebilir.

Haysiyetsiz hayat sürme sebebiyle boşanma davası açılabilmesi için ortak yaşamın çekilmezliği dikkate alınacak ve çekilmezlik olgusunu hakim takdir edecektir. Kendisi de haysiyetsiz hayat süren bir kişi haysiyetsiz hayat sürmeye dayanarak eşine boşanma davası açtığında davası reddedilecektir.

‘’Davacı-davalı kocanın boşanma davası münhasıran “haysiyetsiz hayat sürme” sebebine (TMK md. 163) dayanmaktadır. Haysiyetsiz hayatın varlığından söz edilebilmesi ve bu sebeple boşanma kararı verilebilmesi için, başkalarıyla ilişkinin bir yaşam tarzı olarak benimsenmiş ve bu şekilde yaşamanın devamlılık göstermesi gerekir. Davalı-davacı kadının bir başka erkekle cep telefonu ile konuştuğu ve mesajlaştığı toplanan delillerle ve dinlenen tanık beyanlarıyla anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu eylem koca bakımından, eşiyle birlikte yaşamayı çekilmez hale getirirse de haysiyetsiz yaşam olarak kabul edilemez. Öyleyse davanın reddi gerekirken, yetersiz gerekçe ile Türk Medeni Kanunu’nun 163. maddesindeki boşanma sebebi sabit kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamıştır’’ (Yargıtay Kararı 2. HD., E. 2011/1829 K. 2011/23825 T. 28.12.2011)

Müşterek çocuk var ise haysiyetsiz hayat süren eşe çocuğun velayeti verilmeyecektir.

Haysiyetsiz hayat sürme nedeniyle açılacak boşanma davalarında ispat yükü davacıdadır. Kanuni düzenlemeden de anlaşılacağı üzere haysiyetsiz yaşama nedeniyle boşanma davası açılması için diğer boşanma sebeplerinde olduğu gibi hak düşürücü bir süre öngörülmemiş her zaman dava açabileceği belirtilmiştir. Yargıtay’ın görüşü de bu yöndedir.

Türk Medeni Kanun’da boşanmanın genel sebebi olarak düzenlenmiş olan evlilik birliğinin temelinden sarsılması ile özel bir sebep olan haysiyetsiz hayat süreme sebebiyle boşanma davası birlikte açılabilmektedir. Zira suç işleme yüzünden sarsılan evlilik birliği devam ettirilmek istenemez. Dolayısıyla suç işleme ve evlilik birliğinin temelinden sarsılmış olması (anlaşamama, ilgisizlik, sürekli tartışma) sebepleri birlikte boşanma davasının konusunu oluşturabilir. Bu davalarda ıslah mümkündür. Boşanma sebebi değiştirilebileceği gibi açılmış dava uygun bir ıslah ile anlaşmalı boşanma davasına da çevirilebilecektir.

‘’Davacı kadın, zina (TMK m. 161), haysiyetsiz hayat sürme (TMK m. 163) ve evlilik birliğinin sarsılması (TMK m. 166/1) hukuki sebeplerine dayanarak boşanmalarına karar verilmesini istemiştir. Davacı, davalının zinası ve haysiyetsiz hayat sürmesi nedenleriyle hem özel hem de genel sebebe dayanarak boşanma talep edebilir.’’ (Yargıtay Kararı 2. HD., E. 2016/6272 K. 2016/15892 T. 13.12.2016)

Özel ve nispi bir boşanma türü olan haysiyetsiz hayat sürme sebebiyle boşanma davası, hukuki ve teknik altyapı gerektiren burada açıklamaya çalıştığımız hususlar dışında da içerikler ihtiva eden kendine ait özellikleri bir dava türüdür. İnternet ortamında sunulmuş boşanma davası dilekçesi, haysiyetsiz hayat sürme nedeniyle boşanma davası dilekçesi veya boşanma davası nasıl açılır avukatsız veya arzuhalcilere boşanma dilekçesi yazdırılması durumunda, geri dönüşü olmayan telafisi güç zararlar ortaya çıkmaktadır.

Avukatlık büromuz bünyesinde çalışan en iyi aile hukuku avukatları ile boşanma avukatı konusunda sıkıntı çekmeden boşanma davası ve boşanma süreci sorunsuz şekilde yürütülebilir. Bunun için dava açılmadan önce aile avukatı danışma ücretini ödeyerek uzman boşanma avukatı ile görüşmek için randevu almanız gerekmektedir.

Suç İşleme Sebebiyle Boşanma Davası

Hukuki Değerlendirme

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu 163. maddesinde düzenlenen boşanma sebeplerinden biri olan suç işleme özel ve nispi bir boşanma nedenidir.

Nitekim Türk Medeni Kanunu 163. Maddesi’nde ilgili düzenleme şu şekildedir:

‘’Eşlerden biri küçük düşürücü bir suç işler veya haysiyetsiz bir hayat sürer ve bu sebeplerden ötürü onunla birlikte yaşaması diğer eşten beklenemezse, bu eş her zaman boşanma davası açabilir.’’

Kanun düzenlemesinden de anlaşılacağı üzere eşlerden birinin küçük düşürücü bir suç işlemesi diğer eş için birlikte yaşama olgusu beklenemezse bu durum boşanma sebebi sayılacaktır.

Suç İşleme Sebebiyle Boşanma Davasının Şartları

Suç İşleme Sebebiyle Boşanma DavasıBu noktada dikkat edilmesi gereken önemli bir takım kıstaslar mevcuttur. Öncelikle dava konusunu oluşturan suçun küçük düşürücü olması gerekmektedir. Bu suçlara örnek olarak rüşvet, zimmet, irtikap, uyuşturucu ticareti, hırsızlık, dolandırıcılık sahtecilik, kasten adam öldürme ve cinsel suçlar verilebilir. Bu suçların bir kez işlenmiş olması boşanma için yeterli bir sebeptir.

‘’Davalının, on iki yaşında bir kız çocuğuna cinsel tacizde bulunduğu, suçu sabit görülerek bundan dolayı ceza aldığı yapılan soruşturma ve toplanan delillerden anlaşılmaktadır. Dava Türk Medeni Kanunu’nun 163’üncü maddesinde yer alan “küçük düşürücü suç işleme” sebebine dayanılarak açılmıştır. İşlenen suçun niteliğine göre davacının dava açması karşısında onunla birlikte yaşaması kendisinden beklenemeyeceği açık ve tartışmasızdır. Boşanma sebebi gerçekleşmiştir’’ (Yargıtay 2. HD., E. 2014/20560 K. 2015/4947 T. 19.3.2015)

Bu suçların evlenme öncesinde işlenmiş olması ve diğer eşin de bu durumdan haberdar olması durumunda bu sebebe dayanarak boşanma davası açılamaz ancak evlilik öncesinde işlenmiş olan bu suçlara ilişkin olarak eğer ki davacı eşten gizlenmişse bu durumda TMK 150. Maddesi uyarınca evlenmenin iptali gerekmektedir. Suçun küçük düşürücü olması mutlak bir sebep değildir, zira suçun işleniş biçimi de bu noktada önemlidir. Başka bir anlatımla suçun küçük düşürücülüğü toplumdaki genel ahlak ve nedamet kurallarına göre değişkenlik gösterebilecektir.

Davalı eşin suçun işlenmesinde kusuru olması, eşin işlemiş olduğu suç nedeniyle ortak yaşamın çekilmez hale gelmiş olması zorunlu olup davacı eşin küçük düşürücü bir suç işlemiş olması açmış olduğu davada haksız olduğu veya davanın düşmesi anlamına gelmeyecektir.

Kanuni düzenlemeden de anlaşılacağı üzere suç işleme sebebiyle boşanma davası açılması için diğer boşanma sebeplerinde olduğu gibi hak düşürücü bir süre öngörülmemiş her zaman dava açabileceği belirtilmiştir.

Suç işleme sebebine dayalı olarak görülen boşanma davasında, dava konusu suça ilişkin suçu işleyen eş hakkında ceza yargılaması sürüyorsa ceza mahkemesi veya soruşturma dosyasının akıbeti belirlenmelidir. Zira davacı eşin iddiasının ispatına yarayacak en önemli delil budur.

Müşterek çocuk var ise suç işleyen eşe çocuğun velayeti verilmeyecektir.

Türk Medeni Kanun’da boşanmanın genel sebebi olarak düzenlenmiş olan evlilik birliğinin temelinden sarsılması ile özel bir sebep olan suç işleme sebebiyle boşanma davası birlikte açılabilmektedir. Zira suç işleme yüzünden sarsılan evlilik birliği devam ettirilmek istenemez. Dolayısıyla suç işleme ve evlilik birliğinin temelinden sarsılmış olması (anlaşamama, ilgisizlik, sürekli tartışma) sebepleri birlikte boşanma davasının konusunu oluşturabilir. Bu davalarda ıslah mümkündür. Boşanma sebebi değiştirilebileceği gibi açılmış dava uygun bir ıslah ile anlaşmalı boşanma davasına da çevirilebilecektir.

Özel ve nispi bir boşanma türü olan suç işleme sebebiyle boşanma davası, hukuki ve teknik altyapı gerektiren burada açıklamaya çalıştığımız hususlar dışında da içerikler ihtiva eden kendine ait özellikleri bir dava türüdür. İnternet ortamında sunulmuş boşanma davası dilekçesi, suç işleme nedeniyle boşanma davası dilekçesi veya boşanma davası nasıl açılır avukatsız veya arzuhalcilere boşanma dilekçesi yazdırılması durumunda, geri dönüşü olmayan telafisi güç zararlar ortaya çıkmaktadır.

Avukatlık büromuz bünyesinde çalışan en iyi aile hukuku avukatları ile boşanma avukatı konusunda sıkıntı çekmeden boşanma davası ve boşanma süreci sorunsuz şekilde yürütülebilir. Bunun için dava açılmadan önce aile avukatı danışma ücretini ödeyerek uzman boşanma avukatı ile görüşmek için randevu almanız gerekmektedir.

Akıl Hastalığı Sebebiyle Boşanma Davası

Hukuki Değerlendirme

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu uyarınca eşlerden birinin ayırt etme gücünün sürekli olarak yitirmesi özel ve nisbi bir boşanma sebebidir.

Nitekim Türk Medeni Kanunu 165. Maddesindeki düzenleme şu şekildedir:

‘’ Eşlerden biri akıl hastası olup da bu yüzden ortak hayat diğer eş için çekilmez hâle gelirse, hastalığın geçmesine olanak bulunmadığı resmî sağlık kurulu raporuyla tespit edilmek koşuluyla bu eş boşanma davası açabilir. ’’

Eşlerden biri akıl hastalığı olmasına rağmen yapılan evlilikler mutlak butlanla batıldır.

‘’Davalının vesayet dosyasındaki 01.02.2008 tarihli resmi sağlık kurulu raporunda “hafif düzeyde zeka geriliği’’ tanısı konulmuş ve medeni hakları kullanamayacağı bildirilmiştir. Bu rapora dayanılarak davalı vesayet altına alınmıştır. Davalının hastalığının ortak hayatı davacı eş için çekilmez hale getirip getirmeyeceği raporda belirtilmemiştir. Bu haliyle rapor hüküm kurmaya yeterli değildir. O halde, mahkemece davalının hastalığının geçmesine olanak bulunup bulunmadığının, hastalığın ortak hayatı davacı eş için çekilmez hale getirip getirmediğinin, davalıdaki mevcut hastalığın iyileşip iyileşmediğinin tespiti için resmi sağlık kurulu raporu aldırılması, bunun sonucuna ve dosya kapsamında tespit edilen diğer bulgulara göre, akıl hastalığı sebebine dayalı olan davanın kabulü için gerekli şartların oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi gerekir. Açıklanan hususlar nazara alınmadan eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru bulunmamıştır.’’ (Yargıtay 2. HD., E. 2016/495 K. 2017/5670 T. 9.5.2017)

Akıl Hastalığı Sebebiyle Boşanma Davasının Şartları

Kanun düzenlemesinden de anlaşılacak üzere, eşin yaşamış olduğu akıl hastalığı nedeniyle evliliğin çekilmez hale gelmesi ve hastalığın iyileşmesinin imkansız olduğu resmi sağlık kurulu raporuyla da tespit edilmesi halinde diğer eş akıl hastalığı sebebiyle boşanma davası açabilecektir.

Burada dikkat edilmesi gereken husus; tedavisi mümkün olmayan bir akıl hastalığının resmi makamlarca tespit edilmesi bunun yanı sıra akıl hastalığının evlilik birliğini çekilmez hale getirmesi gerekliliğidir. Örneğin; şizofreni, bipolar ve paronaya hastalıkları akıl hastalığı nedeniyle boşanılabilir.

Akıl Hastalığı Sebebiyle Boşanma Davası‘’Dava, akıl hastalığı (TMK m. 165) sebebine dayalı olarak açılan boşanma davasıdır. Yargılama sırasında davalı kadın hakkında aldırılan…. Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinden alınan 21.04.2011 tarihli raporuyla davalı kadına atipik psikoz tanısı konulmuş, davalı kadının akıl hastalığı olduğu, medeni hakları kullanamayacağı, vesayet altına alınmasının uygun olduğu ve mevcut hali ile ortak hayatı diğer eş için çekilmez hale getireceği belirtilmiştir. Bu rapor üzerine davalı kadın …Sulh hukuk Mahkemesi’nin 2011/687 esas ve 2011/1234 karar sayılı ilamı ile Türk Medeni Kanununun 405. maddesi gereği kısıtlanmıştır. Yargılamanın ilerleyen safhalarında… Üniversitesi …Tıp Merkezin’den 28.02.2014 tarihli sağlık kurulu raporu alınmış, bu raporda da davalı kadının bipolar duygulanım bozukluğu tanısına sahip olduğu, hastalığın 2012 yılından beri remisyon olduğu, 17.05.2012-22.06.2012 tarihleri arasında yatarak tedavi gördüğü, hastalığın ortak hayatı çekilmez hale getirmediği, hastalığın ataklar arasında tam iyileşmeyle gittiği, ancak tekrar eden bir hastalık olduğu belirtilmiş ve rapor esas alınarak davanın reddine karar verilmiştir. Alınan rapor davalı kadının sağlık durumunu yeterince ortaya koymaya elverişli olmadığı gibi davalı kadının halen kısıtlı olup olmadığı dosya içindeki bilgi ve belgelerden anlaşılamamaktadır. Bu durumda davalı kadının tüm tedavi evrakları ve raporlarla birlikte bir kez de Adli Tıp Kurumuna sevk edilerek ilgili ihtisas dairesinden davalı kadının son durumu konusunda rapor alınmalı ve davalı kadının vesayet halinin devam edip etmediği de araştırılarak sonucu uyarınca karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru bulunmamıştır.’’ (Yargıtay 2. HD., E. 2016/10469 K. 2016/11088 T. 6.6.2016)

Türk Medeni Kanunda boşanmanın genel sebebi olarak düzenlenmiş olan evlilik birliğinin temelinden sarsılması ile özel bir sebep olan akıl hastalığı sebebiyle boşanma davası birlikte açılabilmektedir. Akıl hastalığı ve evlilik birliğinin temelinden sarsılmış olması (anlaşamama, ilgisizlik, sürekli tartışma) sebepleri birlikte boşanma davasının konusunu oluşturabilir. Bu davalarda ıslah mümkündür. Ancak anlaşmalı boşanma kararı verilmesine olanak yoktur.

‘’ Davacı, Türk Medeni Kanununun 165. maddesi gereğince akıl hastalığı sebebine dayalı olarak açmış olduğu davayı yargılama aşamasında ıslah ederek Türk Medeni Kanununun 166/1. maddesi gereğince şiddetli geçimsizlik nedenine dayandırmıştır. Gerçekleşen bu durum karşısında delillerin Türk Medeni Kanununun 166. maddesi çerçevesinde de değerlendirilerek, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, hatalı nitelendirme ile kadının boşanma davasının reddi doğru görülmemiştir. ‘’ (Yargıtay 2. HD., E. 2013/23644 K. 2014/6693 T. 24.3.2014)

Davalı eşin maddi durumu yerinde ise nafaka talep edilebilir ancak tazminat talep edilemeyecektir.


‘’ Akıl hastasının davranışları iradi olmadığından fiil ehliyeti ve bu kapsamda kusur sorumluluğu mevcut değildir (TMK.m.14,15). O halde, davalı-davacı kadına kusur yüklenemez. Akıl hastalığına dayalı bir dava olmadığı halde, ancak kusurun saptanması halinde boşanmaya karar verilebilecek olan Türk Medeni Kanunu’nun 166/1-2. maddesinde düzenlenen evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebiyle davacı-davalı (koca)’nın boşanma davasının kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.’’ (Yargıtay 2. HD., E. 2012/6687 K. 2013/7025 T. 15.03.2013)

Özel bir boşanma türü olan akıl hastalığı sebebiyle boşanma davası, hukuki ve teknik altyapı gerektiren bir dava türüdür. İnternet ortamında sunulmuş boşanma davası dilekçesi veya boşanma davası nasıl açılır avukatsız veya arzuhalcilere boşanma dilekçesi yazdırılması durumunda, geri dönüşü olmayan telafisi güç zararlar ortaya çıkmakta açılmış davalar reddedilmektedir.

Avukatlık büromuz bünyesinde çalışan en iyi aile hukuku avukatları ile boşanma avukatı konusunda sıkıntı çekmeden boşanma davası ve boşanma süreci sorunsuz şekilde yürütülebilir. Bunun için dava açılmadan önce aile avukatı danışma ücretini ödeyerek uzman boşanma avukatı ile görüşmek için randevu almanız gerekmektedir.

SIKÇA SORULAN SORULAR

Akıl Hastalığı Nedeniyle Boşanma Yargıtay Kararı

Değerli okuyucu aşağıda paylaşmış olduğumuz akıl hastalığı nedeniyle boşanma Yargıtay kararı nda boşanma konusundaki temel unsurları belirlenmiştir.

‘’Akıl hastalığı sebebiyle ( TMK m. 165) boşanmaya karar verilebilmesi için, akıl hastalığının ortak hayatı diğer eş için çekilmez hale getirmesi ve hastalığın geçmesine olanak bulunmadığının resmi sağlık kurulu raporuyla tespit edilmesi şarttır (TMK. m. 165).’’ (Yargıtay 2. HD., E. 2018/3075 K. 2018/7120 T. 31.5.2018)

Akıl Hastalığı Nedeniyle Boşanma Davası Dilekçesi

Her dava kendine has özellikler taşıdığından dolayı matbu dilekçelerle dava açılmamasını ofisimiz bünyesinden bulunan boşanma avukatı ile görüşülmesini tavsiye ediyoruz.

Akıl Hastalığı Nedeniyle Boşanma Nafaka

Yukarıda açıklamış olduğumuz üzere maddi durumu yerindeyse akıl hastası olan eşten nafaka talep edilebilir.

Akıl Hastalığı Nedeniyle Boşanma Davasında Nafaka Talep Edilebilir Mi ?

Bir üst başlıkta belirttiğimiz gibi akıl hastası eşin maddi durumu yerindeyse nafaka talep edilebilir.

Evlenmeden Önce Akıl Hastalığı

Evlenmeden önceki hastalık tedavi edilemeyecek durumdaysa evlilik mutlak butlanla batıl olacaktır.

Boşanma Davasında Psikolojik Rahatsızlıklar

Boşanma davasında psikolojik rahatsızlıklar her zaman boşanma sebebi olmayabilir, iyileşme imkanı olmayan bir hastalığın söz konusu olması gerekir.

Akıl Hastalığı Nedeniyle Boşanma Tazminat

Kişinin elinde olmayan nedenlerle meydana geldiği için kusur atfedilemez dolayısıyla akıl hastalığı nedeniyle boşanma tazminat talebi mahkemece olumsuz karşılanacaktır.

Boşanma Davasında Akıl Sağlığı Raporu

Akıl hastalığı sebebiyle açılacak boşanma davalarında kanunun aradığı şartlardan biri de resmi sağlık kurulları tarafından hazırlanmış raporlardır bu yüzden boşanma davasında akıl sağlığı raporu alınması dava için çok önemlidir.

Terk Sebebiyle Boşanma Davası

Hukuki Değerlendirme

Terk Sebebiyle Boşanma Davası4721 sayılı Türk Medeni Kanunu 164. maddesinde düzenlenen boşanma sebeplerinden biri olan terk özel ve mutlak bir boşanma nedenidir.

Nitekim Türk Medeni Kanunu 164. Maddesi’nde ilgili düzenleme şu şekildedir:

‘’Eşlerden biri, evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemek maksadıyla diğerini terk ettiği veya haklı bir sebep olmadan ortak konuta dönmediği takdirde ayrılık, en az altı ay sürmüş ve bu durum devam etmekte ve istem üzerine hâkim veya noter tarafından yapılan ihtar sonuçsuz kalmış ise; terk edilen eş, boşanma davası açabilir. Diğerini ortak konutu terk etmeye zorlayan veya haklı bir sebep olmaksızın ortak konuta dönmesini engelleyen eş de terk etmiş sayılır.

Davaya hakkı olan eşin istemi üzerine hâkim veya noter, esası incelemeden yapacağı ihtarda terk eden eşe iki ay içinde ortak konuta dönmesi gerektiği ve dönmemesi hâlinde doğacak sonuçlar hakkında uyarıda bulunur. Bu ihtar gerektiğinde ilân yoluyla yapılır. Ancak, boşanma davası açmak için belirli sürenin dördüncü ayı bitmedikçe ihtar isteminde bulunulamaz ve ihtardan sonra iki ay geçmedikçe dava açılamaz.’’

Görüleceği üzere terk sebebiyle açılacak boşanma davalarında özellikle evlilik birliğinin sarsılmış olması koşulu aranmamakla birlikte terk tek başına bir boşanma sebebi de olabilmektedir.

Terk Sebebiyle Boşanma Davasının Şartları

Terk sebebiyle boşanma davası açılabilmesi için;

  • Ortak yaşama son verme kastıyla, ortak yaşamdan ayrılma veya eşin ortak konuttan uzaklaştırılması

  • Mahkemece verilen bir ayrılık kararının bulunmaması yani hukuka aykırı bir aykırılığın mevcut olması ve en az 6 ay sürmüş olması

  • Terk edilen veya terke zorlayan eşe ihtarname gönderilmiş olması

  • Davet edilecek konutun birlikte yaşama elverişli bir şekilde hazırlanması

Koşullarının birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir.

Görüleceği üzere terk sebebiyle boşanma davasının açılabilmesi, Türk Medeni Kanunu’nda sayılmış olan diğer boşanma sebeplerinden farklı olarak bir takım şartlara bağlanmıştır.

  1. Ortak yaşama son verme kastıyla, ortak yaşamdan ayrılma veya eşin ortak konuttan uzaklaştırılması

Eşlerden biri evlilik birliğinden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmemek amacıyla eşi ile birlikte yaşamış olduğu konutu terk etmiş veya her ne sebeple ayrılmış olsun dönmemişse (sebebini açıklamış-açıklamamış olabilir)

Buna ilave olarak eşi ortak konutu terk etmeye zorlayan, engelleyen eş hakkında terke dayalı boşanma davası açılabilecektir.

‘’Davacı koca, davalı eşini fiziksel şiddet uygulayarak müşterek evden kovmuştur. Bu olgu ile yukarıda açıklanan “diğerini ortak konutu terk etmeye zorlayan veya haklı bir sebep olmaksızın ortak konuta dönmesini engelleyen eş de terk etmiş sayılır.” şeklindeki yasal düzenleme birlikte ele alındığında davacı kocanın gerçekte iddia ettiği gibi “terk edilen” değil, “terk eden” eş olduğunun kabulü gerekir.’’ (Yargıtay 2. HD., E. 2014/16099 K. 2014/17416 T. 15.9.2014)

  1. Mahkemece verilen bir ayrılık kararının bulunmaması yani hukuka aykırı bir aykırılığın mevcut olması

Bilindiği üzere eşler evlilik birliğini ortak konut içerisinde yürütebilirler mazeret durumları dışında evlerini ayırma durumunda hukuka aykırı bir ayrılık kararı gündeme gelecektir. Bu durumda ayrılık kararının en az 6 ay sürmüş olması gerekmektedir.

  1. Terk edilen veya terke zorlayan eşe ihtarname gönderilmiş olması

Yukarıda bahsetmiş olduğumu üzere terk sebebiyle açılacak boşanma davasında eşler arasındaki ayrılığın en az 6 ay sürmüş olması gerekmektedir. Ancak 6 aylık sürenin dolması tek başına yeterli bir sebep değildir.

Kanun maddesinden de anlaşılacağı üzere terk eden veya terke zorlayan eşe fiili ayrılığın başladığı tarihten itibaren dört ay sonra noter veya mahkeme vasıtasıyla davacı eş tarafından ihtarname gönderilmelidir.

‘’ Terk sebebiyle boşanma davası açılabilmesi için, ayrılık en az dört ay sürmüş ve bu durumun devam ediyor olması gerekir. Bu sürenin dördüncü ayı bitmedikçe ihtar isteminde bulunulamaz (TMK m. 164). Toplanan delillerden, davacı-karşı davalı kadının 19.10.2013 tarihinde müşterek haneden ayrıldığı, ihtarın ise 28.10.2013 tarihinde, kanunda öngörülen ( TMK m. 164/1) dört aylık süre dolmadan istenildiği anlaşılmaktadır. Oysa ihtarın geçerli olması için en az dört aylık sürenin geçmesi zorunludur. Olayda bu şarta uyulmadan ihtar istenmiştir. Bu bakımdan ihtar geçersiz olup, davalı-karşı davacı erkeğin terke dayalı boşanma davasının reddi gerekir. ’’ (Yargıtay 2. HD., E. 2016/1607 K. 2016/13333 T. 3.10.2016)

‘’ Terk sebebine dayanan boşanma davasının reddedilebilmesi için terk etme konusunda haklı olmak yetmez, usulüne uygun ihtar tebliğine rağmen ihtar edilen eşin haklı bir sebeple aile birliğine dönmediğinin gerçekleşmesi gerekir. Davacı-davalı (kadın) ihtara rağmen dönmemekte haklı olduğunu ispatlayamamıştır. Kocanın ihtar isteğinin samimi olmadığını gösteren bir delil de bulunmamaktadır.’’ (Yargıtay 2. HD., E. 2013/21288 K. 2014/4048 T. 27.2.2014)

Davacının göndereceği ihtarda; dönülecek konutun açık adresi gösterilmeli, dönüş süresi gösterilmeli (tebliğ tarihinden itibaren 2 aylık süre geçmesi gerekmektedir.), dönülmediği takdirde boşanma davasını açılabileceği belirtilmeli ve ihtiyaç varsa yol gideri de gönderilmelidir.

  1. Davet edilecek konutun birlikte yaşama elverişli bir şekilde hazırlanması

Terk eden eşe gönderilecek ihtarın yanı sıra 4 ay öncesinden ortak konutun hazırlanmış ve oturuyor olunması gerekmektedir. Ayrıca bu konut eşler tarafından birlikte seçilmeli veya hakim tarafından belirlenmiş olmalıdır.

Evin, maddi ve manevi bir bağımsızlığı olmalı, yeteri kadar eşya ile döşenmiş olmalıdır.

Terk ve evlilik birliğinin temelinden sarsılmış olması (anlaşamama, ilgisizlik, sürekli tartışma) sebepleri birlikte boşanma davasının konusunu oluşturabilir. Bu davalarda ıslah mümkündür uygun bir ıslahla anlaşmalı boşanma yapılabilir.

Mahkemece davacı-davalı erkeğin terk hukuki sebebine (TMK m. 164) dayalı boşanma davasının reddine, davalı-davacı kadının evlilik birliğinin sarsılması hukuki sebebine (TMK m. 166/1) dayalı boşanma davasının kabulü ile tarafların eşit kusurlu olduğu gerekçesiyle boşanmalarına karar verilmiş ise de, toplanan delillerden; davacı-davalı erkek tarafından terk (TMK m. 164) hukuki sebebine dayalı olarak boşanma talep edildiği, davacı-davalının 15.11.2013 tarihinde eşine Türk Medeni Kanununun 164. maddesi uyarınca terk ihtarı çektiği anlaşılmaktadır. Davacı-davalı erkek çektiği bu ihtarla eşinin önceki kusurlu davranışlarını affetmiş en azından hoşgörü ile karşılamıştır. Davalı-davacı kadının ihtardan sonra gerçekleşen başkaca bir kusurunun varlığı da ispatlanamamıştır. Bu durumda evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda erkeğin tam kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Hal böyle iken; tarafların eşit kusurlu kabul edilerek, davalı-davacı kadının maddi tazminat (TMK m. 174/1) isteğinin reddi doğru olmamıştır.’’ (Yargıtay 2. HD., E. 2015/15905 K. 2016/11303 T. 8.6.2016)

Usuli ve şekli koşullara bağlı bir boşanma davası olması nedeniyle davalı eşin davacı eşin davasını kabul etmesi ile davanın son bulması mümkün değildir. Hakim dava koşullarının oluşup oluşmadığına göre değerlendirme yapacaktır.

Yargıtay’ın yerleşik içtihatları uyarınca terk nedeniyle açılan boşanma davalarında talep edilse dahi manevi tazminata hükmedilemez.

Özel bir boşanma türü olan terk sebebiyle boşanma davası, hukuki ve teknik altyapı gerektiren bir dava türüdür. İnternet ortamında sunulmuş boşanma davası dilekçesi veya boşanma davası nasıl açılır avukatsız veya arzuhalcilere boşanma dilekçesi yazdırılması durumunda, geri dönüşü olmayan telafisi güç zararlar ortaya çıkmaktadır.

Avukatlık büromuz bünyesinde çalışan en iyi aile hukuku avukatları ile boşanma avukatı konusunda sıkıntı çekmeden boşanma davası ve boşanma süreci sorunsuz şekilde yürütülebilir. Bunun için dava açılmadan önce aile avukatı danışma ücretini ödeyerek uzman boşanma avukatı ile görüşmek için randevu almanız gerekmektedir.

Sıkça Sorulan Sorular

Evi Terk Eden Kadının Boşanma Davası Açması

Normal şartlarda dava hakkı terkedilen eşe ait olmakla birlikte terke zorlama durumunda evi terk eden kadının boşanma davası açması mümkündür.

Evi Terk Eden Kadın Suçlumu 2018

Bu sorunun cevabı eşler arasında evlilik birliği içerisinde yaşanan olaylara göre değişkenlik gösterecektir. Bu yüzden evi terk eden kadın suçlumu 2018 sorusunun cevabı somut olaya göre belirlenecektir.

Evi Terk Eden Koca Boşanma Davası Açabilir Mi

Terke dayalı boşanma davalarında terk edenin dava hakkı yoktur ancak yukarıda açıkladığımız üzere evi terke zorlanan bu sebeple evi terk eden koca boşanma davası açabilir.

Evi Terk Eden Kadın Tazminat Alabilir Mi

Yargıtayın yerleşik görüşü terkin kişilik hakkına bir saldırı olmadığı yönündedir dolayısıyla terkedilen kişi manevi tazminat alamayacaktır. Ancak birden fazla boşanma sebebi mevcutsa diğer boşanma sebeplerinden kaynaklı olarak tazminat talep edilebilecektir.

Evi Terk Eden Koca Ağır Kusurlu

Terk sebebiyle açılacak boşanma davalarında terkeden eşin kusurlu olması (evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerinden kaçması) gerekmektedir. Bu yüzden evi terk eden koca ağır kusurlu diyebilmek için şartların incelenmesi gerekmektedir.

Terk Nedeniyle Boşanmada Mal Paylaşımı

Boşanma davalarından ayrı olarak ikame edilmesi gereken mal paylaşımı davaları için terk nedeniyle boşanmada mal paylaşımı için özel bir husus öngörülmemiştir.

Eve Dön Çağrısına Uymayan Eş

Yukarıda ihtar olarak bahsetmiş olduğumuz ve usulüne uygun olarak yapılmış eve dön çağrısına uymayan eş hakkında terk sebebiyle boşanma davası açılabilecektir.

Kadının Evi Terk Etmesi Suç Mudur

Eşler arasında evlilik birliği içerisinde yaşanan olaylara göre değişkenlik gösterebilecek bir durum olduğu için kadının evi terk etmesi suç mudur sorusunun cevabı somut olaya göre belirlenecektir.

Evlilik Birliğinin Sarsılmasıyla Boşanma Davası

Evlilik Birliğinin Sarsılmasıyla Boşanma Davası4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nda düzenlenmiş özel boşanma sebeplerinin dışında kalan belli bir olaya hasredilemeyen ve önceden belirlenme olanağı bulunmayan çeşitli olaylar da Medeni Kanun’un 166. Maddesi uyarınca genel boşanma sebebi olan evlilik birliğinin sarsılması nedeniyle boşanma davası veya evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanma olarak düzenlenmiştir. Suç işleme, akıl hastalığı ve haysiyetsiz hayat sürme gibi evlilik birliğinin sarsılması da nisbi boşanma sebebidir.

Nitekim Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılması TMK 166. Maddesi’nde 1. ve 2. Fıkralarda ilgili düzenleme şu şekilde yer almıştır;

‘’Evlilik birliği, ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmış olursa, eşlerden her biri boşanma davası açabilir.

Yukarıdaki fıkrada belirtilen hâllerde, davacının kusuru daha ağır ise, davalının açılan davaya itiraz hakkı vardır. Bununla beraber bu itiraz, hakkın kötüye kullanılması niteliğinde ise ve evlilik birliğinin devamında davalı ve çocuklar bakımından korunmaya değer bir yarar kalmamışsa boşanmaya karar verilebilir.’’

Evlilik Birliğinin Sarsılması Nedeniyle Boşanma Davasının Şartları

Kanun metninden de anlaşılacağı üzere evlilik birliğinin sarsılması nedeniyle boşanma davasının esaslı iki şartı vardır. Bunlar; 1- evlilik birliğinin temelinden sarsılmış olması 2- ortak hayatın sürdürülmesi eşlerden beklenilmemelidir. Bu şartta kastedilen evliliğin çekilmez hale gelmiş olmasıdır.

Davacı eş için evlilik birliğinin devamının kendisinden beklenemeyecek derecede temelinden sarsılmış olması gerekmektedir. Bu noktada fiilen birlikte olmama, düğün yapılmamış olması, birlikte yaşamamış olma, cinsel ilişkiye girilmemiş olması ve evlenme amaç ve saiki etkili değildir.

Kural olarak eşlerden her biri boşanma davası açabilir ancak dikkat edilmesi gereken nokta şudur ki, davacı eş boşanmaya neden olan olaylarda tam kusurlu olmamalı ve de davalı eş tamamen kusursuz olmamalıdır. Boşanma kararı verilebilmesi için davalı eşin az da olsa kusurunun bulunması ve bunun da dava dilekçesinde belirtilmiş olması gerekmektedir. Davalı eşin akıl hastası olması durumunda davalı eşe kusur atfı mümkün olmayacağından evlilik birliğinin sarsılması nedeniyle boşanma davasının şartları oluşmayacaktır. Az kusurlu eşin boşanma davasına yönelik itirazı hakkın kötüye kullanımı niteliğinde olmamalı ve itiraz ile korunmaya değer bir yarar kalmaması halinde dikkate alınabilecektir.

‘’ Türk Medeni Kanunu’nun 166.maddesine göre boşanmayı isteyebilmek için tamamen kusursuz ya da az kusurlu olmaya gerek olmayıp daha fazla kusurlu bulunan tarafın dahi dava hakkı bulunmakla beraber, boşanmaya karar verilebilmesi için davalının az da olsa kusurunun varlığı ve bunun belirlenmesi kaçınılmazdır.

Az kusurlu eş boşanmaya karşı çıkarsa bu halin tespiti dahi tek başına boşanma kararı verilebilmesi için yeterli olamaz. Az kusurlu eşin karşı çıkması hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olmalı, eş ve çocuklar için korunmaya değer bir yararın kalmadığı anlaşılmalıdır.’’ (Yargıtay 2. HD., E. 2012/9405 K. 2012/26927 T. 13.11.2012)

Özel boşanma nedenlerinden terk sebebiyle boşanma davası hariç diğer boşanma sebepleriyle birlikte evlilik birliğinin sarsılmasıyla boşanma davası açılabilir. Bu sebeple açılan davalarda ıslah mümkündür, anlaşmalı boşanma davasına dönüştürülebilir.

Evlilik birliğinin sarsılması nedeniyle boşanma davalarında eşlerin fiilen birlikte olmaması, düğün yapılmamış olması, eşlerin birlikte yaşamamış olması ve nikahtan sonra eşlerin birlikte olmaması etkili değildir.

Evlilik birliğinin sarsılması, anlaşmalı boşanma, eylemli ayrılık sebebiyle boşanma genel boşanma sebeplerini oluşturur. Evlilik birliğinin sarsılması nedeniyle boşanma davası ise duygusal şiddet, sosyal şiddet, ekonomik şiddet, cinsel şiddet, görsel şiddet, fiziksel şiddet gibi sebeplere dayanılarak açılabilir.

Genel bir boşanma türü olan evlilik birliğinin sarsılması nedeniyle boşanma davası, hukuki ve teknik altyapı gerektiren bir dava türüdür. Zira öngörülebilir veya belirlenebilir bir dava sebebi mevcut olmadığından her olayın kendi başına değerlendirilmesi gerekmektedir. İnternet ortamında sunulmuş boşanma davası dilekçesi veya boşanma davası nasıl açılır avukatsız veya arzuhalcilere boşanma dilekçesi yazdırılması durumunda, geri dönüşü olmayan telafisi güç zararlar ortaya çıkmaktadır.

Avukatlık büromuz bünyesinde çalışan en iyi aile hukuku avukatları ile boşanma avukatı konusunda arayışa girmeden boşanma davası ve boşanma süreci sorunsuz şekilde yürütülebilir. Bunun için dava açılmadan önce aile avukatı danışma ücretini ödeyerek uzman boşanma avukatı ile görüşmek için randevu almanız gerekmektedir.

SIKÇA SORULAN SORULAR

Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılması Boşanma Dava Dilekçesi

Genel bir boşanma sebebi olan evlilik birliğinin temelinden sarsılması boşanma dava dilekçesi matbu olarak sunulamaz zira her boşanma davasında taraflar ve konular farklı olduğu için bu şekilde matbu bir dilekçe ile dava açmak mümkün değildir mümkün olsa dahi tarafların hak kaybına uğrama riski yüksektir. Bu yüzden bir boşanma avukatı ile çalışılması uygun olacaktır.

Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılması Nedeni İle Boşanma Ne Kadar Sürer?

Hukukumuzda yapılan son değişikliklerle yargılamada hedef süre uygulaması getirilmiştir. Boşanma davasını bir boşanma avukatı vasıtasıyla takip etmek işlemlerin zamanında yapılması sonucunda yargılamayı hızlandıracaktır.

Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılması Nafaka

Nafaka boşanma sebebinden bağımsız olarak boşanma ile değişecek ekonomik durumları düzeltebilmek adına verilen bir paradır. Evlilik birliğinin temelinden sarsılması nafaka konusunda temel ölçütten farklı bir uygulama ortaya koymamaktadır.

Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılması Nedeni İle Boşanma Ne Demek

Yukarıda açıkladığımız evlilik birliğinin devamının mümkün olmayacağı şekilde sarsılması nedeniyle eşlerden birlikte yaşamın devamı beklenemiyorsa evlilik birliğinin sarsıldığı kabul edilmektedir. Evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeni ile boşanma ne demek sorusuna bu şekilde açıklanabilir.

Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılması Aldatma

Evlilik birliğinin temelinden sarsılması aldatma , fiziksel, sosyal ve ekonomik şiddet sonucu gerçekleşebilir.

Temelden Sarsılma Nedenli Boşanma Ve Mal Paylaşımı

Evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle açılacak boşanma davasından ayrı bir dava ile ikame edilebilecek mal paylaşımı konusunda açıklamalarımız için tıklayınız.

Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılması Zamanaşımı

Evlilik birliğinin temelinden sarsılması zamanaşımı yönünden özel boşanma sebeplerindeki gibi bir süre belirlenmemiştir.

Boşanma Davasında Kusurun İspatı

Boşanma davasında kusurun ispatı hukuka uygun delillerle ispatlanabilecektir. Dava dilekçesinde bu delillerin dava dilekçesinde açıklanarak davanın açılması gerekmektedir.

Çekişmeli Boşanmada Kusur

Çekişmeli boşanmada kusur hususu önemlidir. Özellikle evlilik birliğinin sarsılması nedeniyle boşanma davasında davacı eş tam kusurlu olmamalı davalı eş ise az da olsa kusurlu olmalıdır.

Şiddetten Dolayı Boşanma Dilekçesi Örneği

Şiddet nedeniyle boşanma davası açacak olan kişilerin mutlaka ama mutlaka boşanma avukatı ile anlaşıp süreci avukat eliyle yürütmesi gerekmektedir. Zira 6284 sayılı kanun ile koruma kararı alınması ve dava sürecinde mutlaka boşanma avukatı İstanbul’a başvurulması gerekmektedir. Yukarıda da belirttiğimiz üzere internet sitelerinde sunulmuş olan boşanma davası dilekçesi veya boşanma davası nasıl açılır avukatsız veya arzuhalcilere boşanma dilekçesi yazdırılması durumunda, geri dönüşü olmayan telafisi güç zararlar ortaya çıkmakta ve çoğu zaman davalar kaybedilmektedir.