Onur Kırıcı Davranış Sebebiyle Boşanma Davası

Hukuki Değerlendirme

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu uyarınca eşlerden birinin diğer eşe karşı onurunu kıracak fiil ve davranışlarda bulunması hem özel hem de mutlak bir boşanma nedenidir.

Nitekim Türk Medeni Kanunu 162. Maddesindeki düzenleme şu şekildedir:

‘’Eşlerden her biri diğeri tarafından hayatına kastedilmesi veya kendisine pek kötü davranılması ya da ağır derecede Onur Kırıcı Davranış Sebebiyle Boşanma Davası açabilir.

Davaya hakkı olan eşin boşanma sebebini öğrenmesinden başlayarak altı ay ve her hâlde bu sebebin doğumunun üzerinden beş yıl geçmekle dava hakkı düşer. Affeden tarafın dava hakkı yoktur.’’

Onur Kırıcı Davranış Sebebiyle Boşanma DavasıYasa koyucunun düzenlemesinden de anlaşılacağı üzere herhangi bir şekilde gerçekleşen ağır derecede onur kırıcı davranış boşanma için gerekli ve yeterli bir sebeptir evlilik birliğinin çekilmez hale gelip gelmediği değerlendirilme konusu yapılmayacağı gibi kusur değerlendirmesine de tabi tutulmaz. Dava açan eşin evlilikteki kusurları bu davada dikkate alınmaz. Davacı eş isterse daha fazla kusurlu olsun, hayatına kasteden eşiyle yaşaması gibi bir durum düşünülemez. Bu nedenle bir defaya mahsus olan ağır derecede onur kırıcı fiil ve davranışlar da boşanma sebebi sayılır.

Onur Kırıcı Davranış Sebebiyle Boşanma Davasının Şartları

Yazılı veya sözlü olarak herhangi bir şekilde gerçekleştirilebilen ağır derecede onur kırıcı davranış boşanma nedeni sayılabilecektir. Burada dikkat edilmesi gereken husus hareketlerin eşin kişiliğine yönelik kasten yapılmasıdır. İspat edilebilen SMS, mektup, duvar yazısı, sosyal medya paylaşımı, sadakat yükümlülüğünün ihlali, eşin namus ve şerefinin ihlaline neden olabilecek ağır hakaretlerde bulunmak, aleni biçimde hakaret etmek, eşin cinsel durumu hakkında konuşmak boşanma sebebi olarak kabul edilebilir.

‘’davalı erkeğin eşine sürekli fiziksel şiddet uyguladığı anlaşılmaktadır. Davalının eşine yönelik bu eylemleri pek kötü muamele ve onur kırıcı davranış oluşturur. Bu bakımdan, mahkemenin ret gerekçesi yasal değildir. Yasanın 162. maddesinde yer alan boşanma sebebinin oluştuğu dikkate alınarak davacı kadının davasının kabulü gerekirken, reddi doğru bulunmamıştır.’’ (Yargıtay 2. HD., E. 2016/21125 K. 2017/7988 T. 22.6.2017)

‘’Davalının zaman zaman eşine ve çocuklarına fiziki şiddet uyguladığı, eşine “mayası bozuk, sütü bozuk, şeytan tabiatlı ” şeklinde sözler sarfettiği, yapılan soruşturma ve toplanan delillerden anlaşılmaktadır. Davalının gerçekleşen bu davranışlarının, davacının vücut bütünlüğünü ve onurunu ağır biçimde zedelediği, sağlını ve ruhsal bütünlüğünü bozduğu tartışmasızdır. Bu bakımdan açıklanan davranışlar pek kötü ve onur kırıcı davranış niteliğinde olup, Türk Medeni Kanununun 162. maddesindeki boşanma sebebini oluşturur.’’ (Yargıtay Kararı – 2. HD., E. 2012/4316 K. 2012/22373 T. 24.9.2012)

Ayrıca akıl hastası veya ayırt etme gücünü yitirmiş eş hakkında onur kırıcı davranış nedeniyle boşanma davası açılamaz. Bu durumda akıl hastalığı nedeniyle boşanma davası açılması gündeme gelebilir.

Onur kırıcı davranış sebebiyle boşanma davalarında önemli olan husus şudur ki ; eşin onur kırıcı davranış içeren eyleminin üzerinde altı ay veya herhalde beş yıl geçmemiş olması (bu süre hak düşürücü süredir ve devam eden bir eylem söz konusu olursa son eylem tarihi dikkate alınacaktır.) ve eylemin affedilmemiş olması gerekmektedir. Bu sürenin geçirilmiş olması halinde hayata kast sebebiyle boşanma davası açma hakkı ortadan kalkacaktır. Davacı eş diğer boşanma sebeplerine veya evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebine dayanmak zorundadır.

Türk Medeni Kanun’da boşanmanın genel sebebi olarak düzenlenmiş olan evlilik birliğinin temelinden sarsılması ile özel bir sebep olan onur kırıcı davranış sebebiyle boşanma davası birlikte açılabilmektedir. Zira onur kırıcı davranış yüzünden sarsılan evlilik birliği devam ettirilmek istenemez. Dolayısıyla onur kırıcı davranış ve evlilik birliğinin temelinden sarsılmış olması (anlaşamama, ilgisizlik, sürekli tartışma) sebepleri birlikte boşanma davasının konusunu oluşturabilir. Bu davalarda ıslah mümkündür. Boşanma sebebi değiştirilebileceği gibi açılmış dava uygun bir ıslah ile anlaşmalı boşanma davasına da çevirilebilecektir.

Özel bir boşanma türü olan onur kırıcı davranış sebebiyle boşanma davası, hukuki ve teknik altyapı gerektiren kendine ait özellikleri bir dava türüdür. İnternet ortamında sunulmuş boşanma davası dilekçesi, onur kırıcı davranış nedeniyle boşanma davası dilekçesi veya boşanma davası nasıl açılır avukatsız veya arzuhalcilere boşanma dilekçesi yazdırılması durumunda, geri dönüşü olmayan telafisi güç zararlar ortaya çıkmaktadır.

Avukatlık büromuz bünyesinde çalışan en iyi aile hukuku avukatları ile boşanma avukatı konusunda sıkıntı çekmeden boşanma davası ve boşanma süreci sorunsuz şekilde yürütülebilir. Bunun için dava açılmadan önce aile avukatı danışma ücretini ödeyerek uzman boşanma avukatı ile görüşmek için randevu almanız gerekmektedir.

Haysiyetsiz Hayat Sürme Nedeniyle Boşanma Davası

Hukuki Değerlendirme

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu 163. maddesinde düzenlenen boşanma sebeplerinden biri olan haysiyetsiz hayat sürme özel ve nispi bir boşanma nedenidir.

Nitekim Türk Medeni Kanunu 163. Maddesi’nde ilgili düzenleme şu şekildedir:

‘’Eşlerden biri küçük düşürücü bir suç işler veya haysiyetsiz bir hayat sürer ve bu sebeplerden ötürü onunla birlikte yaşaması diğer eşten beklenemezse, bu eş her zaman boşanma davası açabilir.’’

Kanun düzenlemesinden de anlaşılacağı üzere eşlerden birinin haysiyetsiz hayat sürmesi diğer eş için birlikte yaşama olgusu beklenemezse bu durum boşanma sebebi sayılacaktır.

Haysiyetsiz hayat sürme evlenme öncesinde var olan bir durum ve diğer eşin de bu durumdan haberdar olması durumunda bu sebebe dayanarak boşanma davası açılamaz ancak evlilik öncesine ilişkin olarak eğer ki davacı eşten gizlenmişse veya davacı eşin bundan evlilik sonrasında haberi olmuşsa bu durumda TMK 150. Maddesi uyarınca evlenmenin iptali gündeme gelecektir.

Haysiyetsiz Hayat Sürme Sebebiyle Boşanma Davasının Şartları

Haysiyetsiz Hayat Sürme Nedeniyle Boşanma DavasıHaysiyetsiz hayat sürme sebebiyle boşanma davası açılabilmesi için belli koşulların gerçekleşmesi gerekmektedir. Bu kapsamda haysiyetsiz hayat sürme evlendikten sonra gerçekleşmeli, yaşam biçimi olarak devam etmeli ve SÜREKLİLİK arzetmelidir. Haysiyetsiz hayat sürme yaşanılan toplumda hoş karşılanmayan, toplumda kabul edilmiş değer yargılarıyla ters düşen yaşama biçimi olarak kabul edilebilir.

Yargıtay’ın bu hususta dikkate aldığı kriterler; haysiyetsiz hayat sürmenin onur kırıcı, olumsuz etki bırakacak, toplum genelinde olumsuz karşılanmasıdır. Haysiyetsiz hayat sürmeye örnek verecek olursak: ayyaşlık derecesinde alkol kullanımı, kumarbazlık, eşcinsellik, uyuşturucu bağımlısı olmak verilebilir.

Haysiyetsiz hayat sürme sebebiyle boşanma davası açılabilmesi için ortak yaşamın çekilmezliği dikkate alınacak ve çekilmezlik olgusunu hakim takdir edecektir. Kendisi de haysiyetsiz hayat süren bir kişi haysiyetsiz hayat sürmeye dayanarak eşine boşanma davası açtığında davası reddedilecektir.

‘’Davacı-davalı kocanın boşanma davası münhasıran “haysiyetsiz hayat sürme” sebebine (TMK md. 163) dayanmaktadır. Haysiyetsiz hayatın varlığından söz edilebilmesi ve bu sebeple boşanma kararı verilebilmesi için, başkalarıyla ilişkinin bir yaşam tarzı olarak benimsenmiş ve bu şekilde yaşamanın devamlılık göstermesi gerekir. Davalı-davacı kadının bir başka erkekle cep telefonu ile konuştuğu ve mesajlaştığı toplanan delillerle ve dinlenen tanık beyanlarıyla anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu eylem koca bakımından, eşiyle birlikte yaşamayı çekilmez hale getirirse de haysiyetsiz yaşam olarak kabul edilemez. Öyleyse davanın reddi gerekirken, yetersiz gerekçe ile Türk Medeni Kanunu’nun 163. maddesindeki boşanma sebebi sabit kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamıştır’’ (Yargıtay Kararı 2. HD., E. 2011/1829 K. 2011/23825 T. 28.12.2011)

Müşterek çocuk var ise haysiyetsiz hayat süren eşe çocuğun velayeti verilmeyecektir.

Haysiyetsiz hayat sürme nedeniyle açılacak boşanma davalarında ispat yükü davacıdadır. Kanuni düzenlemeden de anlaşılacağı üzere haysiyetsiz yaşama nedeniyle boşanma davası açılması için diğer boşanma sebeplerinde olduğu gibi hak düşürücü bir süre öngörülmemiş her zaman dava açabileceği belirtilmiştir. Yargıtay’ın görüşü de bu yöndedir.

Türk Medeni Kanun’da boşanmanın genel sebebi olarak düzenlenmiş olan evlilik birliğinin temelinden sarsılması ile özel bir sebep olan haysiyetsiz hayat süreme sebebiyle boşanma davası birlikte açılabilmektedir. Zira suç işleme yüzünden sarsılan evlilik birliği devam ettirilmek istenemez. Dolayısıyla suç işleme ve evlilik birliğinin temelinden sarsılmış olması (anlaşamama, ilgisizlik, sürekli tartışma) sebepleri birlikte boşanma davasının konusunu oluşturabilir. Bu davalarda ıslah mümkündür. Boşanma sebebi değiştirilebileceği gibi açılmış dava uygun bir ıslah ile anlaşmalı boşanma davasına da çevirilebilecektir.

‘’Davacı kadın, zina (TMK m. 161), haysiyetsiz hayat sürme (TMK m. 163) ve evlilik birliğinin sarsılması (TMK m. 166/1) hukuki sebeplerine dayanarak boşanmalarına karar verilmesini istemiştir. Davacı, davalının zinası ve haysiyetsiz hayat sürmesi nedenleriyle hem özel hem de genel sebebe dayanarak boşanma talep edebilir.’’ (Yargıtay Kararı 2. HD., E. 2016/6272 K. 2016/15892 T. 13.12.2016)

Özel ve nispi bir boşanma türü olan haysiyetsiz hayat sürme sebebiyle boşanma davası, hukuki ve teknik altyapı gerektiren burada açıklamaya çalıştığımız hususlar dışında da içerikler ihtiva eden kendine ait özellikleri bir dava türüdür. İnternet ortamında sunulmuş boşanma davası dilekçesi, haysiyetsiz hayat sürme nedeniyle boşanma davası dilekçesi veya boşanma davası nasıl açılır avukatsız veya arzuhalcilere boşanma dilekçesi yazdırılması durumunda, geri dönüşü olmayan telafisi güç zararlar ortaya çıkmaktadır.

Avukatlık büromuz bünyesinde çalışan en iyi aile hukuku avukatları ile boşanma avukatı konusunda sıkıntı çekmeden boşanma davası ve boşanma süreci sorunsuz şekilde yürütülebilir. Bunun için dava açılmadan önce aile avukatı danışma ücretini ödeyerek uzman boşanma avukatı ile görüşmek için randevu almanız gerekmektedir.

Suç İşleme Sebebiyle Boşanma Davası

Hukuki Değerlendirme

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu 163. maddesinde düzenlenen boşanma sebeplerinden biri olan suç işleme özel ve nispi bir boşanma nedenidir.

Nitekim Türk Medeni Kanunu 163. Maddesi’nde ilgili düzenleme şu şekildedir:

‘’Eşlerden biri küçük düşürücü bir suç işler veya haysiyetsiz bir hayat sürer ve bu sebeplerden ötürü onunla birlikte yaşaması diğer eşten beklenemezse, bu eş her zaman boşanma davası açabilir.’’

Kanun düzenlemesinden de anlaşılacağı üzere eşlerden birinin küçük düşürücü bir suç işlemesi diğer eş için birlikte yaşama olgusu beklenemezse bu durum boşanma sebebi sayılacaktır.

Suç İşleme Sebebiyle Boşanma Davasının Şartları

Suç İşleme Sebebiyle Boşanma DavasıBu noktada dikkat edilmesi gereken önemli bir takım kıstaslar mevcuttur. Öncelikle dava konusunu oluşturan suçun küçük düşürücü olması gerekmektedir. Bu suçlara örnek olarak rüşvet, zimmet, irtikap, uyuşturucu ticareti, hırsızlık, dolandırıcılık sahtecilik, kasten adam öldürme ve cinsel suçlar verilebilir. Bu suçların bir kez işlenmiş olması boşanma için yeterli bir sebeptir.

‘’Davalının, on iki yaşında bir kız çocuğuna cinsel tacizde bulunduğu, suçu sabit görülerek bundan dolayı ceza aldığı yapılan soruşturma ve toplanan delillerden anlaşılmaktadır. Dava Türk Medeni Kanunu’nun 163’üncü maddesinde yer alan “küçük düşürücü suç işleme” sebebine dayanılarak açılmıştır. İşlenen suçun niteliğine göre davacının dava açması karşısında onunla birlikte yaşaması kendisinden beklenemeyeceği açık ve tartışmasızdır. Boşanma sebebi gerçekleşmiştir’’ (Yargıtay 2. HD., E. 2014/20560 K. 2015/4947 T. 19.3.2015)

Bu suçların evlenme öncesinde işlenmiş olması ve diğer eşin de bu durumdan haberdar olması durumunda bu sebebe dayanarak boşanma davası açılamaz ancak evlilik öncesinde işlenmiş olan bu suçlara ilişkin olarak eğer ki davacı eşten gizlenmişse bu durumda TMK 150. Maddesi uyarınca evlenmenin iptali gerekmektedir. Suçun küçük düşürücü olması mutlak bir sebep değildir, zira suçun işleniş biçimi de bu noktada önemlidir. Başka bir anlatımla suçun küçük düşürücülüğü toplumdaki genel ahlak ve nedamet kurallarına göre değişkenlik gösterebilecektir.

Davalı eşin suçun işlenmesinde kusuru olması, eşin işlemiş olduğu suç nedeniyle ortak yaşamın çekilmez hale gelmiş olması zorunlu olup davacı eşin küçük düşürücü bir suç işlemiş olması açmış olduğu davada haksız olduğu veya davanın düşmesi anlamına gelmeyecektir.

Kanuni düzenlemeden de anlaşılacağı üzere suç işleme sebebiyle boşanma davası açılması için diğer boşanma sebeplerinde olduğu gibi hak düşürücü bir süre öngörülmemiş her zaman dava açabileceği belirtilmiştir.

Suç işleme sebebine dayalı olarak görülen boşanma davasında, dava konusu suça ilişkin suçu işleyen eş hakkında ceza yargılaması sürüyorsa ceza mahkemesi veya soruşturma dosyasının akıbeti belirlenmelidir. Zira davacı eşin iddiasının ispatına yarayacak en önemli delil budur.

Müşterek çocuk var ise suç işleyen eşe çocuğun velayeti verilmeyecektir.

Türk Medeni Kanun’da boşanmanın genel sebebi olarak düzenlenmiş olan evlilik birliğinin temelinden sarsılması ile özel bir sebep olan suç işleme sebebiyle boşanma davası birlikte açılabilmektedir. Zira suç işleme yüzünden sarsılan evlilik birliği devam ettirilmek istenemez. Dolayısıyla suç işleme ve evlilik birliğinin temelinden sarsılmış olması (anlaşamama, ilgisizlik, sürekli tartışma) sebepleri birlikte boşanma davasının konusunu oluşturabilir. Bu davalarda ıslah mümkündür. Boşanma sebebi değiştirilebileceği gibi açılmış dava uygun bir ıslah ile anlaşmalı boşanma davasına da çevirilebilecektir.

Özel ve nispi bir boşanma türü olan suç işleme sebebiyle boşanma davası, hukuki ve teknik altyapı gerektiren burada açıklamaya çalıştığımız hususlar dışında da içerikler ihtiva eden kendine ait özellikleri bir dava türüdür. İnternet ortamında sunulmuş boşanma davası dilekçesi, suç işleme nedeniyle boşanma davası dilekçesi veya boşanma davası nasıl açılır avukatsız veya arzuhalcilere boşanma dilekçesi yazdırılması durumunda, geri dönüşü olmayan telafisi güç zararlar ortaya çıkmaktadır.

Avukatlık büromuz bünyesinde çalışan en iyi aile hukuku avukatları ile boşanma avukatı konusunda sıkıntı çekmeden boşanma davası ve boşanma süreci sorunsuz şekilde yürütülebilir. Bunun için dava açılmadan önce aile avukatı danışma ücretini ödeyerek uzman boşanma avukatı ile görüşmek için randevu almanız gerekmektedir.

Hayata Kast Sebebiyle Boşanma

Hukuki Değerlendirme
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu uyarınca eşlerden birinin diğer eşi öldürme saikiyle yaptığı fiiller hem özel hem de mutlak bir boşanma nedenidir.
Nitekim Türk Medeni Kanunu 161. Maddesindeki düzenleme şu şekildedir:

‘’Eşlerden her biri diğeri tarafından hayatına kastedilmesi veya kendisine pek kötü davranılması ya da ağır derecede onur kırıcı bir davranışta bulunulması sebebiyle boşanma davası açabilir.
Davaya hakkı olan eşin boşanma sebebini öğrenmesinden başlayarak altı ay ve her hâlde bu sebebin doğumunun üzerinden beş yıl geçmekle dava hakkı düşer.
Affeden tarafın dava hakkı yoktur.’’

Kanun düzenlemesinden de görüleceği üzere eşin hayata kastedilmesi boşanma için gerekli ve yeteli bir sebeptir evlilik birliğinin çekilmez hale gelip gelmediği değerlendirilme konusu yapılmaz. Dava açan eşin evlilikteki kusurları bu davada dikkate alınmaz. Davacı eş isterse daha fazla kusurlu olsun hayatına kasteden eşiyle yaşaması gibi bir durum düşünülemez. Bu kapsamda hayata kasteden eşin kendisini de öldürmek istemesi veya anlık gelişen refleksle hayat kast olgusunun gerçekleşmiş olması, eylemin boşanma sebebi olmasını ortadan kaldırmaz.

‘’Özel boşanma sebebi ispatlanmıştır. Bu bakımdan, artık davalının dayanılan boşanma sebebini çürütmek amacıyla değil de, “davacının da kusurlu olduğunu” ispat etmeye yönelik gösterdiği deliller ve davacının kusuru dikkate alınmaz. Diğer bir ifade ile özel boşanma sebebine dayalı boşanma davalarında; evlilik birliğinin sarsılması sebebiyle açılan boşanma davalarında olduğu gibi davacının kusurlu davranışlarının dikkate alınması suretiyle kusur kıyaslaması yapılamaz. O halde, somut olayda özel boşanma sebebiyle boşanmaya karar verildiğine göre davalı kadının tamamen kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Mahkemece, bu husus nazara alınmadan, davacı erkeğe kusur izafe edilmesi doğru olmamakla beraber verilen boşanma kararı sonucu itibarıyla doğru olduğundan boşanma kararının gerekçesinin değiştirilmesi suretiyle onanması gerekmiştir.’’ (Yargıtay 2. HD., E. 2015/16239 K. 2016/7380 T. 12.4.2016)

Hayata Kast Sebebiyle Boşanma Davasının Şartları

Eşini öldürmek amacıyla hareket eden ancak sonuç alamayan, eşini intihara teşvik eden, öldürmek istemesine rağmen öldürmek için kullanılan aracın elverişsiz olması nedeniyle öldüremeyen, eşin ölümüne veya hayati tehlike içinde bulunduğu sırada eşini kurtarmayan eş hakkında hayata kast nedeniyle boşanma davası açılabilir.
Ancak öldürme tehdidi, eşinin ailesini veya yakınlarına yönelik saldırı, öldürme kastı olmaksızın verilen zararlar veya ihmale dayalı davranışlar hakkında hayata kast sebebiyle boşanma davası‘nın konusunu oluşturmaz.
Ayrıca akıl hastası veya ayırt etme gücünü yitirmiş eş hakkında hayata kast nedeniyle boşanma davası açılamaz. Bu durumda akıl hastalığı nedeniyle boşanma davası açılması gündeme gelebilir.

Hayata kast sebebiyle açılacak boşanma davalarında önemli olan husus şudur Hayata Kast Sebebiyle Boşanmaki ; eşin hayata kast edecek eyleminin üzerinde altı ay veya herhalde beş yıl geçmemiş olması (bu süre hak düşürücü süredir ve devam eden bir eylem söz konusu olursa son eylem tarihi dikkate alınacaktır.) ve eylemin affedilmemiş olması gerekmektedir. Bu sürenin geçirilmiş olması halinde hayata kast sebebiyle boşanma davası açma hakkı ortadan kalkacaktır. Davacı eş diğer boşanma sebeplerine dayanmak zorundadır.

‘’Affın kabul edilebilmesi için kayıtsız şartsız bir irade beyanının mevcut olması ya da en azından affı gösterir fiili bir tutum ve davranışın gerçekleşmiş olması gerekmekte olup, ayrıca af olgusunu iddia edenin bunu somut delillerle kanıtlaması gerekir. Yapılan yargılama ve toplanan delillere göre tarafların dava açıldıktan sonra bir araya geldikleri, ortak konutta birlikte yaşadıkları dosya içerisinde bulunan fotoğraflardan anlaşılmakla davacı erkek, davalı kadının kusurlarını affetmiştir. Evlilik birliğinin sarsılması sebebiyle boşanmaya karar vermek için (TMK m.166/1-2) davalının az da olsa kusurlu bulunması gerekir. Davalı için kusur sayılabilecek tüm davranışlar affedildiğine göre davalı kusursuzdur. O halde, mahkemece davacı erkek tarafından açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiği yerde davanın kabulü doğru bulunmamıştır.’’ (Yargıtay 2. HD., E. 2016/11205 K. 2018/1791 T. 12.2.2018)

Hayata kastı ifade eden eylemin affedilmesinde belirli bir şekil şartı öngörülmemiştir, yazılı, sözlü veya örtülü olarak af gerçekleştirilebilir. Af ile hayata kast sebebine dayanarak açılacak dava hakkı düşmüş sayılır. Af şarta bağlanamayacağı gibi ceza şikayetinden vazgeçme (örneğin kadının görmüş olduğu darp neticesinde savcılığa bulunduğu şikayetinden vazgeçmesi) af niteliğinde değildir.

Hayata kast sebebiyle açılacak boşanma davalarının TMK 578. Maddesi tahtında miras hukukuna da etkisi vardır zira kasten ve haksız yere öldürmeye teşebbüs etmek mirastan yoksunluk sebebidir. Bu minvalde hayata kast sebebiyle açılacak boşanma davaları miras hukuku açısından da sonuç doğuracaktır.
Hayata kast nedeniyle açılmış bir ceza dosyası bulunuyor ise açılmış olan boşanma davasında ceza davasında verilecek karar beklenilebilir.

‘’Davalı kadın hakkında, önceki eşinden olma çocuklarıyla birlikte davacı eşini bıçakla yaraladığı iddiasıyla Büyükçekmece 1. Asliye Ceza Mahkemesinde 2007/92 esas sayılı dava açılmış olup, ceza davası sonucu verilecek olan karar, eldeki boşanma davasında kusur durumunu etkileyeceğinden, mahkemece ceza davasının sonucu beklenip deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru bulunmamıştır’’ (Yargıtay 2. HD., E. 2009/20855 K. 2010/524)

Türk Medeni Kanunda boşanmanın genel sebebi olarak düzenlenmiş olan evlilik birliğinin temelinden sarsılması ile özel bir sebep olan hayata kast sebebiyle boşanma davası birlikte açılabilmektedir. Zira hayata kast yüzünden sarsılan evlilik birliği devam ettirilmek istenemez. Dolayısıyla hayata kast ve evlilik birliğinin temelinden sarsılmış olması (anlaşamama, ilgisizlik, sürekli tartışma) sebepleri birlikte boşanma davasının konusunu oluşturabilir. Bu davalarda ıslah mümkündür. Boşanma sebebi değiştirilebileceği gibi uygun bir ıslah ile anlaşmalı boşanma davasına da çevirilebilecektir.

‘’Dava; hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış, (TMK m.162), suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme (TMK m. 163) belirtilen özel boşanma sebepleri ile bu kabul edilmediği takdirde evlilik birliğinin sarsılması (TMK m.166/1) sebebiyle boşanma talebine ilişkindir. Hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış, suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme fiilleri özel boşanma sebebi yanında genel boşanma (TMK m. 166/1) sebebi de oluşturur. Böyle bir durum karşısında kalan eş dilerse bu özel sebeplerin yanında genel sebebe, dilerse birine veya birkaçına birlikte dayanarak boşanma talep edebilir. Davacı öncelikle özel boşanma sebeplerine dayanarak boşanma davası açmış olduğundan, öncelikle özel boşanma sebeplerinin bulunup bulunmadığı belirlenmeli, özel sebep varsa, bu sebebe dayanılarak özel boşanma sebeplerinin gerçekleşmemesi halinde, deliller genel boşanma sebebi (TMK m. 166/1-2) çerçevesinde değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Toplanan deliller öncelikle özel boşanma sebepleri bakımından değerlendirilip, sonucu uyarınca karar verilmesi gerekirken, bu husus gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamış ve bozmayı gerektirmiştir.’’ (Yargıtay 2. HD., E. 2016/10328 K. 2018/2053 T. 15.2.2018)

Özel bir boşanma türü olan hayata kast sebebiyle boşanma davası, hukuki ve teknik altyapı gerektiren kendine ait özellikleri bir dava türüdür. İnternet ortamında sunulmuş boşanma davası dilekçesi, hayata kast nedeniyle boşanma davası dilekçesi veya boşanma davası nasıl açılır avukatsız veya arzuhalcilere boşanma dilekçesi yazdırılması durumunda, geri dönüşü olmayan telafisi güç zararlar ortaya çıkmaktadır.
Avukatlık büromuz bünyesinde çalışan en iyi aile hukuku avukatları ile boşanma avukatı konusunda sıkıntı çekmeden boşanma davası ve boşanma süreci sorunsuz şekilde yürütülebilir. Bunun için dava açılmadan önce aile avukatı danışma ücretini ödeyerek uzman boşanma avukatı ile görüşmek için randevu almanız gerekmektedir.

Boşanma Avukatı

Boşanma Avukatı

Geyikli & Aydın Avukatlık Bürosu, bünyesindeki boşanma avukatı vasıtasıyla anlaşmalı veya çekişmeli boşanma davalarının takibini gerçekleştirmektedir. Evlilik sözleşmesi ve mal rejimi sözleşmelerinin hazırlaması, anlaşmalı boşanma protokolünün hazırlanması, nafaka ve tazminat talepleri ile evliliğin iptali ve evlilik iptali davalarının açılması ve takibi de aynı şekilde hizmetlerimiz arasında yer almaktadır.

Ailenin Korunması ve Kadına Şiddetin Önlenmesi Hakkında Kanun çerçevesinde tedbir kararlarının alınması, yurt dışında yabancı mahkemelerin verdiği boşanma kararlarının tanınması ve tenfizi davalarının açılması ve takibi, iddet süresinin kaldırılması, velayetin değiştirilmesi, babalık davası mal rejiminden kaynaklanan uyuşmazlıklara ilişkin davaların açılması ve takibini müvekkillerimizin hassasiyetlerini göz önünde bulundurarak titizlik ve gizlilik temelinde yerine getirmekteyiz.

Boşanma davaları, dava açılmasının öncesinde ve sonrasında titizlikle yürütülmesi gereken davalardır. Nitekim boşanma davaları sonuçları bakımından velayet, nafaka, katılım alacağı gibi her biri başlı başına önemli konuları ihtiva etmektedir. Boşanma davası sürecinde aile avukatı danışma ve desteğinin çok önemli olması nedeniyle, dava açmadan önce veya açıldıktan sonra boşanma ile ilgili olarak tüm konularda uzman boşanma avukatından hukuki destek alınması faydalı olacaktır.

Hukukun birden çok dalı olması avukatlık mesleğinde de branşlaşma ihtiyacı doğurmuştur. Genellikle boşanma, nafaka, velayet, katılım alacağı, gibi aile hukuku davaları ile ilgilenen avukatlara aile avukatı denilmektedir. Avukatlar bağımsız ve serbest bir kamu hizmeti yürüttükleri için aile mahkemesi avukatı şeklinde bir tanım yanlış olacaktır.

Boşanma davalarının yürütülmesinde gerekli bilgi, beceri, donanım ve tecrübeyi ortaya koyan avukatlar en iyi aile hukuku avukatlarıdır. Dolayısıyla internet ortamında en iyi aile hukuku avukatı gibi verilen reklamlardan ziyade önemli olan sürecin dürüst ve titizlikle yürütülmesidir.

BOŞANMA AVUKATI OLMAKSIZIN DAVA AÇMA

Geyikli Hukuk Bürosu bünyesinde bulunan aile hukuku avukatları istanbul ve Türkiye genelinde dava açılması öncesinde ve dava sonunda boşanmanın sonuçları konusunda gereken özveriyi ve iş takibini titizlikle yapmaktadır.

Boşanma süreci içerisinde olan çiftler genellikle bu süreci kendilerinin yürütebileceğini düşündükleri için internet ortamında boşanma davası dilekçesi veya boşanma davası nasıl açılır avukatsız sorusunun cevabını aramakta veya arzuhalcilere dilekçe yazdırmak suretiyle davayı açma yoluna gitmektedirler.

Ancak bu son derece yanlış bir durum olup dava sonunda telafisi mümkün olmayan zararlara sebebiyet vermektedir. Boşanma davaları hukuki altyapı ve bilgi gerektiren davalar olmasının yanı sıra mahkemelerde açılacak her dava kendine has özellikler taşımaktadır. Örnek dilekçeler bu konuda yetersiz kalmakta veya yanlış hukuki nitelendirme yapılmasına neden olmaktadır. Ayrıca hukuki bilgi ve yeterliliğe sahip olmayan arzuhalcilerin yazmış oldukları dilekçeler ile açılmış olan davaların sıhhatli bir şekilde yürütülmesi ve sonuçlanması mümkün değildir.

BOŞANMA DAVASI NE KADAR SÜRER?

Boşanma davaları ne kadar sürer sorusunun cevabı davanın anlaşmalı veya çekişmeli olmasına göre değişkenlik gösterecektir. Çekişmeli boşanma davaları anlaşmalı boşanma davalarına göre daha uzun sürmektedir. Eğer anlaşma protokolü tarafların veya müşterek çocukların menfaatleri korunarak hukuka uygun hazırlanır ve mahkemeye sunulursa anlaşmalı boşanma davası ile tek celsede boşanma gerçekleşir.

Ancak usule aykırı biçimde düzenlenmiş, boşanma ve boşanmanın sonuçları net bir şekilde belirtilmemiş protokollerle açılan anlaşmalı boşanma davaları çekişmeli boşanma davasına dönüşebilmekte, sonuç olarak anlaşmalı boşanma davasından beklenen menfaat elde edilememiş olmaktadır. Mevcut evliliğini bitirip yeni bir sayfa açmak isteyen çiftler yıllarca süren boşanma davaları ile uğraşmakta hem maddi hem de manevi olarak yıpranmaktadırlar. Bu yüzden anlaşmalı veya çekişmeli boşanma davaları konusunda tecrübeli boşanma avukatı ile çalışılması yapılacak en doğru hareket olacaktır.

Boşanma davası açma ücreti de İstanbul Barosu Avukat-Vekil eden Arasındaki En Az Ücret Çizelgesine göre belirlenmekte olup, her yıl değişkenlik göstermektedir. Bu nedenle büromuz boşanma avukatlarından randevu alıp bu konuda bilgi alabilirsiniz.

ANLAŞMALI BOŞANMA DAVASI

Boşanma en hızlı ve etkin olarak anlaşmalı boşanma davaları ile mümkün olmaktadır. Zira anlaşmalı boşanma davalarıyla eşler boşanma yönündeki iradelerinin yanı sıra boşanmanın sonuçları konusunda da kendileri karar vermektedir. Taraflar boşanma sonunda verilecek nafaka miktarını, müşterek çocukların velayetini uygun düştüğü ölçüde kendiler belirlemekte uzun uzadıya yargılama yapılmasını gerektiren bu konuları hazırlanan anlaşmalı boşanma protokolü ile kendileri belirlemektedir. Ancak boşanma kararı alan eşler menfaatlerine aykırı sonuç doğmaması için bu konuda boşanma avukatı ile çalışmaları gerekmektedir. Nitekim yukarıda da açıkladığımız üzere hukuki bilgi ve alt yapı gerektiren boşanma davalarında, avukatsız anlaşmalı boşanma yoluna gitmek dava sonunda telafisi mümkün olmayan zararlara sebebiyet vermektedir.

Anlaşmalı boşanma ne kadar sürer sorusunun cevabı anlaşmalı boşanma protokolünde boşanma ve boşanmanın sonuçları olan nafaka, velayet, mal paylaşımı, tazminat gibi konuların net bir şekilde belirlenmesinden geçer. Anlaşmalı boşanma protokolü örnek dilekçelerden bakılarak hazırlanmaya çalışılırsa veya hukuki bilgi ve yeterliliğe sahip olmayan arzuhalcilere hazırlatılırsa bu protokol sağlıklı bir protokol olmayacaktır. Dava sonunda taraflardan en az birinin veya müşterek çocukların zararlı çıkma ihtimali yüksektir. Büromuz boşanma avukatları tarafından hazırlanan anlaşmalı boşanma protokolü ile tek celsede boşanma gerçekleşecektir.

Anlaşmalı boşanma şartları Türk Medeni Kanun’unda belirlenmiştir. Bunlar; evliliğin en az bir yıl sürmüş olması, eşlerin birlikte mahkemeye başvurması ya da bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi, hâkimin tarafları duruşmada bizzat dinleyerek iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesi, tarafların boşanmanın malî sonuçları ve müşterek çocukların durumu ile ilgili olarak bir düzenleme üzerinde anlaşmaları ve hâkimin de yapılan düzenlemeyi uygun bulmasıdır.

Anlaşmalı boşanma ücretleri de İstanbul Barosu Avukat-Vekil eden Arasındaki En Az Ücret Çizelgesine göre belirlenmektedir. Her yıl değişkenlik göstermekte olan bu ücret ve anlaşmalı boşanma davaları hakkında büromuz boşanma avukatlarından randevu alıp bilgi alabilirsiniz.

BOŞANMA DAVASI VE NAFAKA

Boşanma davalarının en önemli sonuçlarından biri şüphesiz nafakadır. Zira Türk Hukukunda para borçlarına ilişkin hapis cezası verilen üç durum vardır bunlardan biri nafakanın ödenmemesidir. Boşanma davası sürerken ödenecek tedbir nafakası, boşanma gerçekleştiğinde ödenecek olan yoksulluk nafakası ve müşterek çocuklar için ödenmesine hükmedilen iştirak nafakası boşanma davası öncesinde ve sonrasında eşler arasında uzun yıllardır süregelen en büyük sorunlardan biridir.

Boşanmada çocuğa nafaka ne kadar ödenir sorusunun cevabı boşanacak eşlerin mevcut sosyoekonomik durumlarına göre değişkenlik gösterecektir. Bu konuda öncelikle dikkat edilmesi gereken nokta çocuğun hayat kalitesinde ve menfaatinde bir azalma olmaması dikkate alınarak belirlenmesidir. Dolayısıyla eşler arasında gerçekleşecek boşanmada çocuğa nafaka ne kadar ödeneceği hususunda sabit bir rakam söylenmesi doğru olmayacaktır. Örnek nafaka miktarları , 2020 nafaka ücretleri veya çocuğun nafaka miktarı 2020 gibi internet aramalarında çıkan sonuçlara itibar edilmemelidir. Nafaka davası dilekçe örneği ile dava açılması ulaşılmak istenen sonuca götürebilir her olay kendine ait özellikler arz etmesi sebebiyle örnek dilekçeler yanlış veya yanıltıcı olabilecektir. Bu konuda büromuz boşanma avukatından randevu alıp bilgi alabilirsiniz.

VELAYET DAVASI

Nafaka ile birlikte boşanma davalarında taraflar arasında en büyük ihtilaf konusunu müşterek çocukların velayetinin kimde olacağı oluşturmaktadır. Velayet davası nedir sorusu kısaca şöyle açıklanabilir; boşanma davası sonucunda müşterek çocukların velayetini alamayan taraf velayetin kendisine verilmesi için velayet davası açma durumunda kalacaktır.

Velayet davalarında velayetin kime verileceği konusunda en temel yaklaşım çocuğun üstün yararı ve menfaatinin gözetilmesidir. Bu gözetilirken tarafların sosyo-ekonomik durumları gözetildiği gibi velayet davasında çocuğun dinlenmesi de önemli bir aşamadır.

Velayet davası ne kadar sürer veya velayet davası ne kadar sürede sonuçlanır gibi davanın ne kadar süreceği hukukumuzdaki hedef süreler göz ününde bulundurulduğunda 6 ay – 1 yıl arasında süreceği söylenebilir. Velayet davası için gerekli evraklar nelerdir , velayet davası nerede açılır soruları hakkında büromuz boşanma avukatından randevu alıp bilgi alabilirsiniz.

BOŞANMA DAVASI VE MAL PAYLAŞIMI

Genelde mal paylaşımı davası olarak bilinen, boşanma sonucunda mal paylaşımını sağlayan mal rejimi davası eşler arasında mal rejiminin tasfiyesi amacıyla açılmaktadır. Mal rejimi davası zamanaşımı on yıldır yani boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren on yıl içerisinde açılmalıdır.mal paylaşımı davası boşanma davası ile birlikte açılamaz.

Ancak uygulamada ayrı bir dava şeklinde boşanma davası ile birlikte mal paylaşımı davası açılarak boşanma davasına bekletici mesele yapılarak zamanaşımı sorunu çözülmüş olmaktadır. Mal rejimi davası dilekçe örneği veya mal paylaşımı davası dilekçe örneği için internet ortamında bulunan dilekçelerin doğru sonuca ulaştırması ve sizi hakkınıza kavuşturması düşük ihtimaldir. Bu sebeple büromuz boşanma avukatından konuyla alakalı hukuki destek alabilirsiniz.

YURT DIŞI BOŞANMA DAVASI KARARLARI

Tanıma tenfiz nedir veya tenfiz davası nedir gibi soruların cevabı kısaca şu şekilde açıklanabilir; özellikle yurt dışında yaşayan vatandaşları ilgilendiren bir konu olan tanıma tenfiz davaları; yabancı bir mahkeme kararının tanınması, onun kesin hüküm kuvvetinin ülkemizde de teşmiline tanıma, Yabancı bir mahkeme kararının tenfizi ise onun icra edilebilirliği demektir.

Tanıma tenfiz boşanma hukukunda özellikle yurtdışında yaşayan vatandaşlarımızın yurt dışındaki boşanma kararınının Türkiye’de de geçerli olabilmesi açısından önem taşımaktadır. Tanıma tenfiz davası yetkili mahkeme ; kendisine karşı tenfiz istenen kişinin Türkiye’deki ikametgahı yoksa sakin olduğu yer mahkemesi, Türkiye’de ikametgahı veya sakin olduğu bir yer mevcut değilse tanıma tenfiz avukatı İstanbul, Ankara veya İzmir Mahkemelerinden birinde dava açılabilir. Kamu düzenine ilişkin olmadığı için re’sen yetki göz önüne alınamaz. Yetki itirazı ilk itiraz olarak ileri sürülmelidir. Tanıma tenfiz davası için gerekli belgeler ve tanıma tenfiz davası ne kadar sürer hakkında bilgi almak için büromuzla iletişime geçebilirsiniz.

Yukarıda detaylı bir şekilde açıklandığı üzere, boşanma avukatı aile hukuku konusunda ihtisaslaşmış ve bu konuda sizlere en doğru bilgiyi verecek kişidir. Geyikli & Aydın Avukatlık Bürosu iletişim bilgilerinden bize ulaşarak boşanma davası ve ilgili konularda, bizden bilgi alabilirsiniz.